Ana içeriğe atla

TOPLUMSAL BİLİNÇLENME – AYDINLANMA - KISIM 1

Toplumsal Bilgileri aktarırken Bilgi dağılımı çeşitli Bilinç düzeylerine, Evrimlerine, Tekamüllerine ve Frekanslarına göre yapılmaktadır. Bunu yaparken kimileri geç, kimileri de Hakikatin Şuuruna vardıkları için Sistemce Kodlama Tekniği ile ara ara kontroller yapılır. Alınan Bilgilerin ne derece kabulü, kabulünden sonra da hazım dereceleri tespit edilir. Bilgilerin kabulünden sonraki aşamalar da mühimdir. Eğer alınan Bilgilerle, şahısların Bilinç düzeyi eşdeğer değilse hiçbir işe yaramaz. Zira Bilgilerin amacı İnsanların Bilinç düzeylerinde değişiklik yapmaktır.

Herkesin Bilinç düzeyine göre Bilgiler verilmektedir, Deyişimizin sebebi bundandır. Herkesin Bilinç düzeyleri önceden Sistemin Arşiv taraması neticesinde ölçülüp Bilgilerin hazım durumları incelenerek eski Evrim ve Tekamül seviyelerine bakılarak gerekli kontroller sağlanır. Bu yolla da İnsanlar arasında tasnif yapılarak hemen hemen aynı Bilinç ve eşdeğer Frekans düzeyinde olanları Gruplaşma adı altında bir araya getirdik. Hem İnsandan İnsana yansıyan Program vasıtasıyla daha hızlı Tekamülleri sağlanırken hem de daha sağlıklı ve güvenli bir şekilde Evrimleri tamamlanır. Bilgi düzeyi - alış ve kavrayış frekansları ölçümü sonrasında Bilgilerin İnsanlarda herhangi bir değişiklik yapıp yapmadığı tespiti açısından da gerekli Şok dalgaları gönderilir.

Bu şok dalgaları kontrol amacıyladır. Ancak genelde olumsuz şekilde cereyan ettiği için İnsanlar, bu şok dalgaların ne amaçla gönderildiğini bilemediklerinden ne yazık ki kendilerinde ters etki de yapabilmektedir. Yani bu tam olarak kişilerin iyi niyeti oranına bağlıdır. Eğer art niyet varsa ya da menfiyet bu durum kişilerde ters tepki yaratır. O yüzden sağlıklı düşünceler sağlıklı vücutta bulunur Deyişi önem kazanıyor. Kişi kendini ne kadar çok arındırırsa olumsuz duygulardan ve düşüncelerden o kadar berrak bir bilince sahip olur ve tertemiz bir Anlayışla Sağlıklı İdrake sahip olur. Böylelikle de gönderilen kontrol dalgaları tıpkı cilalı bir yüze çarpıp kayıp gider misali İnsanlarda hasar bırakmaz. Ama en ufak bir negatif düşünce varsa kişinin bilincindeki pürüzleri gidermek için menfiyetin yoğunluğuna göre kişileri ciddi oranda bunalıma ve ağır hüsrana kadar da götürebilir.

Aktarılan Bilgilerin İnsanlarda yapacağı etkilere oranla çeşitli Ortamlar hazırlanır. Verilen Bilgileri filizlendirecek ve köklendirecek Ortamlardır. Öncelikli olarak İnsanların kendine güvenleri sağlanır. Zaman içerisinde Hakiki İspatlar yapılır. Ve bu yolla da Egolarda kabarmalar, yükselmeler oluşur. Artan Egolara paralel olarak Kişilerin Maneviyatta kendilerini yetiştirmeleri ve geliştirmeleri gerekir ki Egoların ya silinmesi ya da etkisizleştirilmesi sağlanabilir. Yoksa Egonuzu hiçbir Dünyevi ortamda ve hiçbir şekilde yenmeniz asla mümkün değildir. Egosuyla savaşıp ve mücadele eden İnsanoğlunun genelde Egosuna yenik düşmesi tesadüfi değildir. Egonuza karşı en iyi araç Maneviyattır. Egonuz, Sizleri zehirleyen kötü eğilim iken Maneviyatınız ise Sizleri iyileştiren ve Egonuzdan kurtaran tek yoldur, Panzehirinizdir.

Egosunu yenenler Birleşim duygusu ile hareket ederek Sosyalleşme ve Dayanışma içerisindedirler. Yardımseverdirler. Kendi çıkar ve menfaatletinden arındırıldıkları için başkalarına yönelik iyimser tavırlar içerisindedirler. Ancak çoğunlukla kötü eğilim içerisinde olan bencil tiplerce yanlış anlaşılırlar ve dolaysıyla sömürülürler. Bütün bunlara karşın İnsan Kardeşlerimizin zarar görmemeleri için İyi niyetlerinin suiistimal edileceği hususunda gerekli Uyarılar zaman zaman kendilerine yapılmaktadır. Dikkate alanlar bu ayarlamayı iyi yaparak genellikle Maneviyatlarını ve yaptıkları Çalışmaları hep içselliğinde yaşayıp oldukça gizli hareket etmektedirler.

Görevli olmak herkese nasip olan hiç kolay bir durum değildir. Bunun için öncelikli olarak Bilinçlerin kendi dünya ortamının sınavını vermeleri, yaşamında da İnsanlığa yönelik birtakım çalışmalar yapması ve sonucunda da ne derece başarı gösterdiği ölçülüp denetlenerek kendileriyle iletişime geçilir. Ve bu Temaslarda kişilerin bilinç düzeyine uygun olarak Görev Programları açılır. İnsanlar arzu ettiği Görevlerde yer alarak çalışmalarını hiçbir karşılık beklemeksizin yaparlar. İnsanlığa ve Dünyaya kazanımlar bu yolla sağlanır. Bencilliğinden sıyrılıp gelenler artık Dünyevi bilinç değillerdir. Kendi yararını düşünüp, kendini başkalarının üzerinde görmeye devam edenlerle hiçbir şekilde iletişime geçilmez. Faydasızdır.

Hakikate varanların, Akıl – Mantık – İdrak seviyesinde kendilerine yaşatılan imtihanları başarılı bir şekilde vererek Görevli olabilme potansiyeline ulaşırlar. Hakiki Görevli olarak Dünya Programında yaşamına devam ederler. Kendileriyle yapılan Evrensel İrtibatlarla İletişim yoğunluk kazanarak zaman ilerledikçe daha İleri Görev Sahalarına atanır. Görevlilerimizin hepsi Açık Şuur ve Uyanık Bilinçtirler. Hakiki Görevlerini yapmak üzere çeşitli aşamalardan geçirilerek başarı gösterdikleri oranda Kendilerine daha Üst Görev Pozisyonları ve Evrensel Kadrolarda Görev alabilmeleri imkanı tanınır. Görevlerde hiçbir ayırım yoktur.

Ancak yapılan – yapılması gereken Görevler, Bilinçlerin kapasitelerine göre endeksli olduğu için değişkenlik arz eder. Kimileri yaptığı Dünyevi Görevlerde de daha İleri Boyutlara girmeye hak kazanır. Kimileri de Maneviyat Ortamlarında İnsan Kardeşlerine yardımcı olarak Rehberlik etmektedirler. Öğretici Kadrolarda yer alarak İnsanlığa doğru yolu göstermeye çalışırlar. Bencil çabalar boşunadır. Gereksizdir. Hiçbir yere varamazsınız. Ancak Sizleri Kurtuluşa götüren tek şey, Manevi yolunuzda ilerlemenizdir. İnsanlığa Hizmetinizdir. Ve bu yönde gösterilen çabalardır. Dünyanızın iyileşmesi için Maneviyatınızı devreye koymalısınız. Aksi halde İnsanlık, Maneviyattan yoksun kaldıkça Egoizm daha baskın geldikçe Dünyanızı çok daha zor ve acı koşullar bekliyor olacaktır.


BİLGİ KİTABI KANAL’ından. SİSTEM

2023 / 11 / 22

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PLANETİNİZE ATATÜRK’Ü TANITIYORUZ

ATATÜRK; Evrensel bir Yüce Görevlidir. O, İnsanlığın Altın Güneşidir. Evrensellikteki yeri ve Önemi asla Tartışılmaz. SİSTEM’in Kadrosunu oluşturarak SİSTEM’i Planetinize Tatbik eden İlk ve Tek Yüce Görevlidir. Evren Anayasasını bilen ve Ülkenizde ilk kez Meclis Yönetimini oluşturan ATATÜRK, Evrensel Anayasayı aynen tatbik etme ve uygulama Görevini, Talimatını alarak 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetini Kurmuştur. Ancak sonradan her şeyde olduğu gibi yanlış kullanım sonucu Din ile Devlet işleri birbirine karıştırılmış, dejenere edilmiştir. Bu dejenerasyon sonucunda 2023 Ekim itibariyle 2. yüzyılınıza bozuk bir yönetimle geçiş yaptınız. Milli İrade hiçe sayıldı. Millet hakimiyetinden tekrardan 1923 yılı aslında Milat olan bir Demokrasi Yönetim şeklinin bozulmasıyla beraber tamamen bu yönde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda elde edilen bütün Kazançlar iptal edilerek eski haline döndürüldü. Oysa ki Millet Hakimiyetini esas alan bu Yönetim biçimi Halkların ve Ülkenin Yarınlarının Teminatıy...

PLANETE UMUMİ BİLGİDİR

Artık Tabanı Tavana Yaklaştırıyoruz. Her Reformik Düzen aslında bir Altın Çağdır, her Göksel Kitap, bir Altın Çağın Anahtarıdır. Tüm Evrensel Yasaların Temelini teşkil eden BİRLİK - DİRLİK - DÜZEN üçlüsü doğrultusunda bozulmuş olan tüm Düzenin yeni baştan ele alınmasında Karar verilmiş olup, Planetin tamamını kapsayan ve üstünde yaşayan tüm Canlılarla birlikte şimdiye dek daha görülmemiş olan Büyük bir Değişiklikle Yepyeni bir Düzenin Resmen Kurulma Çalışmaları henüz tamamlanmıştır. Birleşim bu nedenle Şarttır Anlayışı ile Hareket etmenizi İstememiz bu yüzdendi. Toplumsal Bilinç ve Sorumluluklarınız dahilinde şimdiye dek Sizlere bildirilmiş olan bütün Bilgilerinizi kökten değiştirecek ve Sizleri bütün çelişkilerden kurtaracak olan İlim ve Bilim Yolunuz açıktır. Daha önceki Bilgilerinize ters düşecek ve Sizleri şimdiye dek alışılagelmiş dar kalıplarınızın içerisinde tutsak eden Bilgi Kirliliğinizden de bu sayede Kurtarılmış olacaksınız. Amacımız; Sizleri önünüzdeki Eşiği en az zararla ...

Altınçağ Bilgileri | Kısım 9

Cemiyet egosunu kendi menfaati uğruna kullanmanın getirdiği zararlar ve ziyanlar tüm Halkı açlık ve sefalet derecesine getirmiştir. Tüm Dünyanın geldiği bu dar boğazdan Planet olarak tek çıkış yolu olan Yeni bir Düzene uyum sağlayabilme sürecinden geçirilirken karşılaşılan uyumsuzlukların bir sonucu olarak meydana gelen olumsuz ve zorlayıcı koşulların İnsanlığı iki yüzyıl daha dayanılması güç bir ortama maruz bırakacağı Düşüncesiyle 23. yüzyıla kadar Planetteki olayların kendiliğinden gelişim yönü maalesef İnsanlığın gitmesi gereken yoldan saptığı ve bu yozlaşma çemberinin içersinde tutsak edildiğiniz ve çaresizliğiniz Karşısında ATA'nın İzniyle henüz daha başlarda olmanıza rağmen Öncelikli olarak Devreye bu amaçla Girdiğimizi yineliyoruz. Çünkü geri kalmış toplumların kendi kendilerine verdikleri en büyük zarar yine kendilerini yok ederek kendi iplerini kendileri çekecektirler. Bu yüzden hiç kimseyi zorla Atatürkçü yapmayın Dedik. Atatürkçülük; Çağın Değişiminde Kilit bir Ro...