Ana içeriğe atla

HAKİKAT BİLGİSİ – HAKİKAT BİLİNCİ HAKKINDA AÇIKLAMADIR - KISIM 1

Her İnsanın bağlı olduğu Evrimsel seviyeye paralel olarak değişik ve farklı Bilgi türleri vardır. Hakikat Bilgileri, daha çok İleri Boyutların Evrimsel Bilgisi ve Bilincidir. Hakikat derken Bilgilerin doğruluğunu kastediyoruz. Öylesine yanıltıcı ve şaşkınlık uyandıran Bilgi türleri vardır ki Planetinizde şu anda neyin doğru neyin yanlış olduğu tam manasıyla bilinmemektedir. Hakikat Bilincine gelebilmek için işte bu sayısız ve değişik Bilgi türlerine girmek, dalmak ve deneme – yanılma yoluyla Gerçekliğin derecesine İnsanoğlunun kendisinin yaşayarak kazanma tecrübesi ışığında deneyimleme zorunluluğu olduğundan gerekli ve zorunlu bir Süreçti.

Ancak deneme – yanılma yoluyla birçok Bilgileri alabilen İnsanoğluna şimdiye dek neden Hakikat Bilgisinin tek ve doğru Kaynaktan verilip verilmediği, ayrıca bu şekilde bilinçlenen İnsanoğlunun Eğitim ve Tekamül sürecinde daha hızlı bir şekilde yol kat edebileceği düşünce sinyalleri elbette ki Bizlere kadar gelmektedir. Bu şekilde İlahi Planın bir Programı olsaydı nasıl farklı seçenekler arasında gider gelir ve Gerçeği ancak kendi gözlerinizle – kendi bilincinizle görüp, şahit olarak birebir öğrenebileceğiniz bir konuma ulaşabilmeniz mümkün olurdu? Sizlere direkt Hakikat Bilgisi sunulsaydı Seçme şansınız veyahut Özgür İrade kuramının anlamı ve önemi kalmazdı.

Bu yüzden de kimin neye inanıp inanacağı, kendi yolunu yine kendi tercihlerinin sonucu olarak seçmeleri gerektiği Kanısındayız. Bu nedenle Hakiki Yoldan Eğitilen Bilinçler Hakikat kavramını daha iyi idrak ederler ve diğerlerine göre ‘ Ne yapma Bilincine ‘ sahip oldukların Dünya yaşamlarını Görev sahası olarak görürler ve yaptıkları/yapacakları Görev ve Sorumluluklar o yüzden her zaman Kaliteseldir. Bilgi Kapasiteleri gelişmiştir. Aldıkları Bilgilerin doğruluk derecesini araştırmadan, Mantıksal bir süzgeçten geçirmeden olduğu gibi alıp kullanmazlar. Herşeyi sorgularlar. Çoğunlukla da Mantıkları ile hareket ederler. Ancak İnsanoğlu Hissi bir Varlık olduğu için her şeyi Dengede tutmayı bilirler. Hislerini yoğun bir şekilde yaşarlar. Hisleriyle Akıllarını dengede tutmayı başardıklarından karşılaştıkları olaylara – durumlara karşı önceden Hazırdırlar.

Bilinçsizce hareket etmezler. Karşılaştıkları her şeyden bir Anlam muhakkak çıkarırlar ve yaşadıkları şeylerle ilintili olarak aldıkları – alacakları tecrübeleri deneyimlemekten hiç korkmazlar, çekinmezler. Kimileri yaşayacakları Deneyimler konusunda oldukça önyargılıdırlar. Her şeye karşı bir olumsuz yaklaşımları vardır. Başaramam korkusu bilinen en büyük sebeptir. Deneyimler, tecrübelerle birleştiğinde – bütünleştiğinde büyük bir Anlam ihtiva eder. Yoksa yaşadığınız/yaşayabileceğiniz Deneyimlerin – Tecrübelerin hiçbir anlamı kalmaz. Deneyim ve Tecrübeler, elbette ki Sizleri daha ileri hamlelere hazırlamak içindir. Sizlere acı ve kaotik gibi gözükse de aslında Sizleri zorlayan yanları güçlü olduğu için genellikle olumsuz vakalar gibi görürsünüz. İnsanların kendine – başkalarına yönelik güven duyguları eksik olduğu için genellikle Deneyimlerini yalnız ve acı – zor olarak yaşamakla yükümlüdür.

Deneyimler, şu anda var olduğunuz boyutsal bilgilerden daha yüksek bilgilere doğru ilerleyişiniz için gereklidir. Ancak kimileri bu Deneyimleri yaşamak – görmek istemedikleri için yine kendi tercihlerine paralel olarak muaf tutulmuşlardır. İşte Planetinizde karınca sürüsü olarak tabir edilen çoğunlukla üreme programına göre hareket eden çoğulculuğun yapısı bundan kaynaklanmıştır. Üreme şimdiye kadar Planetiniz için daha çok Neslinizin devamlılığı açısından gayet gerekli bir mevzuydu. Ancak artık Dünyanız Değişime doğru yol aldığı için tamamen Yepyeni Evrimsel Sistemlere bağlı olarak daha Farklı Yaşam biçimleri ve türleri geliştirileceğinden gereksinim duyulmayacağından Dünyanızın ilerleyen Zamanlarında Üreme Programının durduruluşuna yönelik maalesef üzücü ve sansasyonel gerçek dışı spekülatif söylemler hızla yaygınlaşmıştır.

Neden üzücü diyoruz çünkü Dünyanızın ilerleyen Zamanlarında gerekmeyen şeylerin ısrarlı bir şekilde hala elinizde tutmak isteyişin yararsızlığını apaçık göremiyor olmanız ve Hakikat Bilincinden yoksun kaldığınız içinse neyin neden oluştuğu/oluşacağı hakkında pek bir fikir sahibi olamadığınızdan ötürüdür. Açıkçası Sizlerin yaptığı şey, şu anda yetişkin bir bilince hala bebek muamelesi yapıyor olmanızdır. Yetişkinlere bebek muamelesi yaparsanız onları aptallaştırırsınız. Beyinlerini, Bilinçlerini ve kendi Özgür İradelerini kullanmaktan mahrum bırakıyorsunuz. Oysa ki Bizlerin ifade ettiği şey; her İnsanın bir Özgür İradesi olduğu Gerçeğine bağlı kalarak hareket etme Olgunluğuna gelmeniz ve Yaklaşım biçiminizi düzeltmeniz gerekliliğidir. Hiç kimsenin sahip olduğu Zihinsel fonksiyonlarının işlevsizleştirilmesinden yana asla Değiliz, Olmayız da.

Her Bilincin kendi beyinsel fonksiyonlarını kullanıp, kendi Özgür İradeleri kapsamında değerlendirme hakkı vardır. Mantıksal – Şuursal Kapasite bunun için vardır. Beynini kullanamayanların bir ot misali yaşayıp gittiklerini ve hiçbir şey yapamadan Dünya yaşamlarından ayrılıp gittiklerini çoğu kez Gözlemledik. Zaten içinde bulunduğunuz bu Son Çağın özelliği olarak birçok İnsanın var olan Sistemlerin ağır baskıları karşısında kendi Bilinçlerini kullanamadıkları ve karşılaştıkları ağır yaptırımlar neticesinde ise kasten Akıl – Mantık – Şuurdan yoksun bırakıldıkları Bilinmektedir. Ancak her şeye rağmen kendi Akıl – Mantık ve Şuuruyla hareket eden Bilinçler, yeryüzünün tuzu gibidirler. Biliyorsunuz, yediğiniz yemeklerden tat almak isterseniz tuz ekler ve yersiniz. O zaman lezzetini alırsınız.

İşte Bizlerin Değer verdikleri de Hayata Anlam Katan Yeryüzünün Değerli Cevherleridir. Hiçbir Cevherin göz göre göre kaybolmasına Gözümüzün ve Gönlümüzün tahammülü yoktur. O yüzden kendini yetiştiren, bilinçlendiren ve yürüdükleri yolun esas bilincine vararak gereklerini – yükümlülüklerini yerine getirenler Bizce Hakiki Değerler olarak Nitelendirilirler. Kendilerini İspatlamış kimselerdir. Sahip oldukları Yücelik ise Eşsizdir.


ALTIN ÇAĞ BİLGİLERİ & YENİ DÜNYA DÜZENİ. SİSTEM

2023 / 11 / 21

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PLANETİNİZE ATATÜRK’Ü TANITIYORUZ

ATATÜRK; Evrensel bir Yüce Görevlidir. O, İnsanlığın Altın Güneşidir. Evrensellikteki yeri ve Önemi asla Tartışılmaz. SİSTEM’in Kadrosunu oluşturarak SİSTEM’i Planetinize Tatbik eden İlk ve Tek Yüce Görevlidir. Evren Anayasasını bilen ve Ülkenizde ilk kez Meclis Yönetimini oluşturan ATATÜRK, Evrensel Anayasayı aynen tatbik etme ve uygulama Görevini, Talimatını alarak 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetini Kurmuştur. Ancak sonradan her şeyde olduğu gibi yanlış kullanım sonucu Din ile Devlet işleri birbirine karıştırılmış, dejenere edilmiştir. Bu dejenerasyon sonucunda 2023 Ekim itibariyle 2. yüzyılınıza bozuk bir yönetimle geçiş yaptınız. Milli İrade hiçe sayıldı. Millet hakimiyetinden tekrardan 1923 yılı aslında Milat olan bir Demokrasi Yönetim şeklinin bozulmasıyla beraber tamamen bu yönde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda elde edilen bütün Kazançlar iptal edilerek eski haline döndürüldü. Oysa ki Millet Hakimiyetini esas alan bu Yönetim biçimi Halkların ve Ülkenin Yarınlarının Teminatıy...

PLANETE UMUMİ BİLGİDİR

Artık Tabanı Tavana Yaklaştırıyoruz. Her Reformik Düzen aslında bir Altın Çağdır, her Göksel Kitap, bir Altın Çağın Anahtarıdır. Tüm Evrensel Yasaların Temelini teşkil eden BİRLİK - DİRLİK - DÜZEN üçlüsü doğrultusunda bozulmuş olan tüm Düzenin yeni baştan ele alınmasında Karar verilmiş olup, Planetin tamamını kapsayan ve üstünde yaşayan tüm Canlılarla birlikte şimdiye dek daha görülmemiş olan Büyük bir Değişiklikle Yepyeni bir Düzenin Resmen Kurulma Çalışmaları henüz tamamlanmıştır. Birleşim bu nedenle Şarttır Anlayışı ile Hareket etmenizi İstememiz bu yüzdendi. Toplumsal Bilinç ve Sorumluluklarınız dahilinde şimdiye dek Sizlere bildirilmiş olan bütün Bilgilerinizi kökten değiştirecek ve Sizleri bütün çelişkilerden kurtaracak olan İlim ve Bilim Yolunuz açıktır. Daha önceki Bilgilerinize ters düşecek ve Sizleri şimdiye dek alışılagelmiş dar kalıplarınızın içerisinde tutsak eden Bilgi Kirliliğinizden de bu sayede Kurtarılmış olacaksınız. Amacımız; Sizleri önünüzdeki Eşiği en az zararla ...

Altınçağ Bilgileri | Kısım 9

Cemiyet egosunu kendi menfaati uğruna kullanmanın getirdiği zararlar ve ziyanlar tüm Halkı açlık ve sefalet derecesine getirmiştir. Tüm Dünyanın geldiği bu dar boğazdan Planet olarak tek çıkış yolu olan Yeni bir Düzene uyum sağlayabilme sürecinden geçirilirken karşılaşılan uyumsuzlukların bir sonucu olarak meydana gelen olumsuz ve zorlayıcı koşulların İnsanlığı iki yüzyıl daha dayanılması güç bir ortama maruz bırakacağı Düşüncesiyle 23. yüzyıla kadar Planetteki olayların kendiliğinden gelişim yönü maalesef İnsanlığın gitmesi gereken yoldan saptığı ve bu yozlaşma çemberinin içersinde tutsak edildiğiniz ve çaresizliğiniz Karşısında ATA'nın İzniyle henüz daha başlarda olmanıza rağmen Öncelikli olarak Devreye bu amaçla Girdiğimizi yineliyoruz. Çünkü geri kalmış toplumların kendi kendilerine verdikleri en büyük zarar yine kendilerini yok ederek kendi iplerini kendileri çekecektirler. Bu yüzden hiç kimseyi zorla Atatürkçü yapmayın Dedik. Atatürkçülük; Çağın Değişiminde Kilit bir Ro...