Ana içeriğe atla

DÜŞÜNCE HAKKINDA AÇIKLAMADIR - KISIM 2

Düşünce, Madde ötesi bir Enerjidir ancak Sizlerin bildiği türden bir enerji değildir. Sizler, Düşüncenizle var oluyorsunuz. Herkesin Düşünce anahtarı Beyinsel Kompiturunda gizlidir. Düşünceleriniz buradaki Potansiyel Gücünden hız alarak çalıştırılmaktadır. Ve bu Mekanik Boyutun Elektriksel - Robotik Düzeninden idare edilerek TESİRLER MEKANİZMASI'na bağlı olarak hareket ettirilir ( Tesirler Mekanizması değişik Sistemleri harekete geçirecek fonksiyonların Güç Odağıdır ). Sıfır Dünya Frekansında bir Bebeğin Düşüncesi, önce o Boyut Frekansı ile eşdeğerdir. Bebeğin Düşünce Sistemindeki anahtar, aldığı Tesirler ile sorduğu sorular ile, Düşünce kilidini kırarak, Beyinsel fonksiyonu çalışma devresine girer. Yani Düşünce Sisteminiz bu Boyutlardan alınan Tesirlerin Enerji anahtarları ile açılmaktadır.

Bu şekilde Beyinsel Potansiyelinizin ürettiği Enerjilerle VAROLUŞ Boyutundaki Aktivite temin edilir. Bir Bütün içinde hareket eden bu Sistemde toplanan Pozitif ve Negatif Enerjiler, iki ayri kanaldan, Denge Kanununa paralel bir işleyiş ile, Sonsuz Pozitif - Sonsuz Negatif Evrenlere sevk edilerek, Bütün Evrensel Nizama yansıtılmaktadır. Bu şekilde Tanrısal bir jeneratör olan Sizler, Düşünce Potansiyelleriniz ile bir Bütün içinde hem Alemleri, Kainatları, Evrenleri, hem de kendinizi Var etmektesiniz. Dünyanız tek değildir. Evrensel Nizamda Kainatlar zincirinde, kendi yaşam Düzeylerine göre, milyarları aşan Dünyalar ve Canlılar vardır. Buradaki Enerjik Boyuttan Sizlere yansıtılan Enerji Partikülleri önce Atomik Bütüne yansıtılmaktadır. Oradan da Siz Canlılar, bu Enerji Partiküllerini Beyin Teleksleriniz ile alarak Tekamüllerinize göre, Menfi veya Müspet Düşünceler üretirsiniz. Bu şekilde hem Sonsuz Pozitif Evreni, hem de Sonsuz Negatif Evreni Denge Kanununa göre takviye edersiniz.

Bu Evrenlerden taşan fazla Pozitif ve Negatif Enerjiler Varoluş Boyutunda bir Bütün olarak Birleşerek Siz Canlılar Var olursunuz. Bu bir Sirküle Sistemidir. Sizlere her şeyi açık bir şekilde anlatmamız istendiği için bu Bilgileri ilerde daha detaylı açacağız. Rablar Mekanizmasının Düzeni Size yansıyan bir Odaktır. Bunun Bilincinde Teknolojik Boyut ile irtibat kuran Bilinçler, bu Güçlü Potansiyel ile Kainatlara Düşünce olarak yansımaktadır. MERKEZ

DÜŞÜNCE ZİNCİRLERİNE CEVAPTIR Düşünce, Evrensel Potansiyelin Öz Çekirdeği ve Bel Kemiğidir. Düşünceye Bizler hem ANTİ - MADDE hem de MADDE ötesi MADDE demekteyiz. Aslında Düşünce, hiç kimsenin bilmediği çok değisik bir Enerjinin İletişim Fonksiyonudur. Bir şeyi Var ettiği için, onu Maddesel bir Enerji olarak nitelendirmek lazımsa da, bu bir Madde Enerjisi değildir. Bu yüzden ona Madde ötesi Madde demekteyiz. Bu tanım ona Yaratıcılık vasfından dolayı verilmektedir. Düşüncenin göz ile görülür, el ile tutulur bir niteliği olmadığı için de Anti - Madde demekteyiz. Anti - Madde görünmez bir Enerjidir. O ancak Teknolojik yöntemler ile tespit edilir. Ayrışır ve servise alınır. Düşünce Evrensel Boyutların Maddesel Dünyalarında seyrini sürdürür.

Bu Gizli Gücün Gizli Anahtarı, TESİRLER MEKANİZMASI'nın çok değişik bir Sinyalizasyon yöntemi ile kilidini açar. Artık ondan sonra Beyin Gücü devreye girerek, Tanrısal jeneratörünüz, çalıştırılarak devreye alınır. Bilgilerinize sunulur. MERKEZ

AKIL - BEYİN SIGORTASI - DELİLİK Dostlarımız, Akıldan daha önce bahsetmiştik. Şimdi bunu biraz daha açalım. Akıl, bütün Zihinsel Fonksiyonların Yönetici Mekanizmasıdır. Akıl işleyiş Gücünü Düşünce Potansiyelinden alır. Akıl bir Dinamodur. O, Kozmik Şuur ötesi Bilinç, Enerji Porlarına eşdeğer bir devrenin, Enerji Porları ile harekete geçerek, Beyinsel Mekanizmayı işletir. Onu Denetimi altına alır, içsel bir fonksiyon ile Sistemi yürütür.

Daha açık anlatırsak, Beyinsel fonksiyonunuzun içinde saklı olan Düşüncenin Şifre Anahtarını, Tesirler Mekanizmasının etkisi ile sorulan ilk sorular çevirir. Bu şekilde Akıl - Mantık Sistemi devreye girmiş olur. Dünyaya gelen bir bebeğin Düşünce Frekansı, Sıfır Dünya Frekansı ile eşdeğerdir. Sisteminiz bu Boyutun Enerji Anahtarı ile açılmaktadır. Bir Aklın normal işleyişi, tüm Koordinatların eşdeğer Potansiyel taşıması ile mümkündür. ( O, Gücünü Düşünce Potansiyelinden alır. ) Ve o, Beynin tüm fonksiyonlarından sorumludur. Çünkü İdareci bir Mekanizmadır. Düşünce üretildikçe Akıl Mekanizması daha hızlı çalışır ve tüketilen Enerji kadar Düşünce üretilir. Fazla tüketim Sizin Sürmenaj dediğiniz safhadır ki bu, Aklın iflas etmemesi için kendini kilitlemesi ve dinlendirmesidir.

Sürmenaj Aklın Sigortasıdır. Sigorta atınca Akıl devre dışı kalır, yahut da kopuk kopuk irtibatlar ile devresini yürütmeye çalışır. Beynin Sigortasının atması ile yanması arasında fark vardır. Sigorta atınca, kısa bir dinleniş Döneminden sonra devredeki Koordinatlar yine eskisi gibi muntazam çalışmaya başlar. Halbuki Sigorta yanınca bütün Sistem iflas eder. Ve bu iflas derecesine göre Beyin devresini kopuk kopuk tamamlamaya çalışır. Artık Sistemin Koordinatları eşdeğer olmaz. Bir zikzak çalışma devresi başlar ki, Siz bu İnsanlara Deli dersiniz. Aslında Deliler ( Beyinde fiziki bir arıza yoksa ) çok Zeki insanlardır. Onlarin Akıl devreleri kapanınca, direkt İnsiyaki Sistem Kanalları devreye girer. Bu şekilde Gönül yolu ile İrtibata geçerek, İç dünyaları ile konuşmaya başlarlar. Ancak Akıl - Mantık zinciri devrede olmadığı için kendilerini kontrol edemezler.

Bir Varlık, Akıl yolu ile Şuursal Potansiyelini kazandıktan sonra, Bilinç Devresine alınır. Bunların hepsi Zihinsel Potansiyel içindeki bir devrede cereyan eder. Algı Sistemi ancak Şuursal Bilinç ile devreye girer ( Şuursal Bilinç, iç devre ile dış devrenin birleşimidir ). Beyinsel Potansiyel içindeki Şuur Katmanlarının da kendilerine özgü çok özel Mesaj odaları vardır. Bu odalarda da çok karmaşık alış sinyal telleri mevcuttur. Bu Şuursal odacıklar, Zihinsel Potansiyel ile açılır. Oradan Bilinç Katmanlarına geçilir. Oradan da İdrak Devresine bağlanır. Şuursal Bilinç Devresi işte o zaman tam olarak çalışma Ortamından Algı Sistemine açılır ve bu şekilde Tesirleri almaya başlar. Size daha önce verilen Şuur - Bilinç - Akıl Katmanları bu şekilde teessüs etmiş olur. NİZAMIN DİLİDİR

DÜŞÜNCE ZİNCİRLERİNE CEVAPTIR Dostlarımız, Düşünce Madde ötesi bir Enerjidir, demiştik. Şimdi bunu biraz daha açalım: Madde ötesi Enerji, Varoluş Sınırından öteye olan bir Enerjidir. Ancak Ruhsal Planın çok ileri Boyutlarını kapsayan bu Güç, Varoluş Nizamına paralel bir çalışma Düzeninde, Evrensel Enerjilere yansıtılır. Bu yansıtılış RUHSAL FAKTÖR ile Birleşir ve Sizin Ruhi Bağınız geliştirilir. Bundan sonra bu bağı RUHSAL BOYUT Enerjisine bağlarız. Bundan sonra da MEKANİK SİSTEM'in Evrensel çalışma Programına devrederiz. Bu şekilde Sizlerin Hücresel ve Bedensel Enerjileriniz bu Güç ile bir arada tutularak, Dünyevi yaşam ve çalışmalarınız temin edilir. Tanrısal Boyut Teknolojik Boyuttur. Hücre Madde Formu burada hazırlanır. Ruhsal Boyut; Doğal Güçtür, Doğal Enerjidir. Her iki Boyut daima beraber çalışır. Bu iki Gücün Birleşimi Sizin Dünyevi Formunuzu oluşturur. Bilgilerinize sunulur. MERKEZ


BİLGİ KİTABI’ndan aynen alıntılanmıştır.

2023 / 11 / 20

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PLANETİNİZE ATATÜRK’Ü TANITIYORUZ

ATATÜRK; Evrensel bir Yüce Görevlidir. O, İnsanlığın Altın Güneşidir. Evrensellikteki yeri ve Önemi asla Tartışılmaz. SİSTEM’in Kadrosunu oluşturarak SİSTEM’i Planetinize Tatbik eden İlk ve Tek Yüce Görevlidir. Evren Anayasasını bilen ve Ülkenizde ilk kez Meclis Yönetimini oluşturan ATATÜRK, Evrensel Anayasayı aynen tatbik etme ve uygulama Görevini, Talimatını alarak 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetini Kurmuştur. Ancak sonradan her şeyde olduğu gibi yanlış kullanım sonucu Din ile Devlet işleri birbirine karıştırılmış, dejenere edilmiştir. Bu dejenerasyon sonucunda 2023 Ekim itibariyle 2. yüzyılınıza bozuk bir yönetimle geçiş yaptınız. Milli İrade hiçe sayıldı. Millet hakimiyetinden tekrardan 1923 yılı aslında Milat olan bir Demokrasi Yönetim şeklinin bozulmasıyla beraber tamamen bu yönde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda elde edilen bütün Kazançlar iptal edilerek eski haline döndürüldü. Oysa ki Millet Hakimiyetini esas alan bu Yönetim biçimi Halkların ve Ülkenin Yarınlarının Teminatıy...

PLANETE UMUMİ BİLGİDİR

Artık Tabanı Tavana Yaklaştırıyoruz. Her Reformik Düzen aslında bir Altın Çağdır, her Göksel Kitap, bir Altın Çağın Anahtarıdır. Tüm Evrensel Yasaların Temelini teşkil eden BİRLİK - DİRLİK - DÜZEN üçlüsü doğrultusunda bozulmuş olan tüm Düzenin yeni baştan ele alınmasında Karar verilmiş olup, Planetin tamamını kapsayan ve üstünde yaşayan tüm Canlılarla birlikte şimdiye dek daha görülmemiş olan Büyük bir Değişiklikle Yepyeni bir Düzenin Resmen Kurulma Çalışmaları henüz tamamlanmıştır. Birleşim bu nedenle Şarttır Anlayışı ile Hareket etmenizi İstememiz bu yüzdendi. Toplumsal Bilinç ve Sorumluluklarınız dahilinde şimdiye dek Sizlere bildirilmiş olan bütün Bilgilerinizi kökten değiştirecek ve Sizleri bütün çelişkilerden kurtaracak olan İlim ve Bilim Yolunuz açıktır. Daha önceki Bilgilerinize ters düşecek ve Sizleri şimdiye dek alışılagelmiş dar kalıplarınızın içerisinde tutsak eden Bilgi Kirliliğinizden de bu sayede Kurtarılmış olacaksınız. Amacımız; Sizleri önünüzdeki Eşiği en az zararla ...

Altınçağ Bilgileri | Kısım 9

Cemiyet egosunu kendi menfaati uğruna kullanmanın getirdiği zararlar ve ziyanlar tüm Halkı açlık ve sefalet derecesine getirmiştir. Tüm Dünyanın geldiği bu dar boğazdan Planet olarak tek çıkış yolu olan Yeni bir Düzene uyum sağlayabilme sürecinden geçirilirken karşılaşılan uyumsuzlukların bir sonucu olarak meydana gelen olumsuz ve zorlayıcı koşulların İnsanlığı iki yüzyıl daha dayanılması güç bir ortama maruz bırakacağı Düşüncesiyle 23. yüzyıla kadar Planetteki olayların kendiliğinden gelişim yönü maalesef İnsanlığın gitmesi gereken yoldan saptığı ve bu yozlaşma çemberinin içersinde tutsak edildiğiniz ve çaresizliğiniz Karşısında ATA'nın İzniyle henüz daha başlarda olmanıza rağmen Öncelikli olarak Devreye bu amaçla Girdiğimizi yineliyoruz. Çünkü geri kalmış toplumların kendi kendilerine verdikleri en büyük zarar yine kendilerini yok ederek kendi iplerini kendileri çekecektirler. Bu yüzden hiç kimseyi zorla Atatürkçü yapmayın Dedik. Atatürkçülük; Çağın Değişiminde Kilit bir Ro...