Ana içeriğe atla

ÖZGEN VE GENLER HAKKINDA AÇIKLAMADIR

Bütün Evrensel Düzenler, Gen Transferleriyle Var olmuşlardır. Bütünlenen Bilinçler, Evrim ve Tekamül seviyesini tamamlayabilmiş, Dünya Şuurunu aşmış Evrensel Bilinçlerdir. Dünya Bilincine göre belirlenen Evrim çizelgesine göre Evrim düzeyini tamamlayabilmiş her Bilinç, Özgendir. Dünya şuuruna göre yaşayanlar hala Dünyevi bilinç olduklarından Dünyevi yaşamlarını gereğinden fazla önemserler. Dünyevi algıda oldukları için de Bilinç düzeyleri gelişkin değildir. Dünya algısında olanlar ise bulundukları boyutun içerisinde sıkışıp kalırlar. Dünyevi algıları gereği bulundukları Evrim potansiyelini harekete geçiremedikleri zaman Evrimleşemedikleri gibi Tekamüllerini de ya hiç yapamamaktadırlar ya da çok geç yaparlar.

Yaşam süreleri bu bilinçte olanlara göre ‘sanki’ sonsuzdur. O yüzden de rahat hareket ederler. Bencilce davranıp, etraflarına zarar vermeye devam ederler. Bireysel sorumluluk – Toplumsal sorumluluk bilinci ne yazık ki gelişkin değildir. Bulundukları Evrim düzeyinde kalarak hayatlarına devam ederler. Aslında kendilerine verilen Dünya yaşamları, bu Dünyaya gelmeden önceki amaçları veya görevleri ne ise onu gerçekleştirmek için olduğunu çoğu fark edemeden göçüp giderler. Bunda şimdiye dek Dünyanın Kapalı Şuur Boyutunda kalmasının da çok büyük etkisi vardır. Defalarca vurguladığımız gibi bir İnsan, Dünya yaşamına alındığı andan itibaren kaldığı Evrim düzeyinden devam ederek, içinde bulunduğu boyutta Evrimini tamamlamak zorundadır. Aksi halde Evrim ve Tekamülünü tamamlayamayarak eksikliklerini gidermekten yoksun kalmış olanlar yarım İnsan formundadırlar.

O yüzden de tamamlanabilmeleri için yani Bilinçlerin Bütünlenmeleri şarttır. Bütünlenen Bilinç kavramı, İnsanoğlunun Dünyanızın 3. Boyutunda yarım kalmış Evrimlerini ve eksikliklerini tamamlayabilmeleri için Dünya bilinç sınırını aşmaları gereken bir olgudur. Dünya bilincinin sınırını aşabilenler daha Üst Bilinç edinerek tamamlandıkları için Evrensel Bilinç olarak kabul edilirler ve Evrensellikte yer alırlar. Genlerle Özgenler arasındaki fark da budur. Bilgi Kitabından alıntılayarak Gen – Özgen ilişkisini açıklayalım:

Bir Halkanın Bütünlenmesi için birçok Karma Genlerin itici Gücüne ihtiyaç vardır. Bu Genler adeta bir füzenin yakıtı gibidir. Aşılama Metodu ile bütün bu Genler Bütünleşir. Tekamülünü tamamlamış bir Varlıkta aşağı yukarı 150 ila 200 tane Karma Gen mevcuttur. İleri Planlarda bu Genler daha fazladır. Orada her Gen bir Beyin Gücüne sahiptir. Evrimini tamamlamış bir Varlığın aslında iki Özgeni vardır. Birisi İlk Varoluşta bozulmamış İlk Özgendir ( Buna Asil Gen denir ). İkincisi, Aşılama Metodu ile birçok ileri Genlerle rejenere edilen Genlerin, Evrimsel Nizamda yaptıkları çabalarla, müteaddit Reenkarnasyonlar ile Sistemin son Evrim halkasına kadar ulaşmış Varlığın Özgenidir. Bu sınıra kadar gelebilmiş bir Özgen de Genlerini başkalarına dağıtma müsaadesi alır. Ancak Özgeni kendine aittir. Çünkü o kendi Bilinci ile beraberdir. Müteaddit zaman süreçlerinde her Gen, yaptığı Aşamalarla bir Özgen olur.

Bu şekilde Özgenler çoğalır. Bütün Evrimsel Nizamda Bütünlük böyle temin edilir. Bir Özgen ait olduğu Evrim Nizamına göre Evrimini tamamlarsa arzusuna göre ÖĞRETİCİ KADRO bölümüne alınarak dondurulur. Ve o Özgenin Zaman Bilincine ulaşan Görevi başlayınca Planetinize transfer olur. Gen transferleri Kadim Dönemlerden beri yapılmaktadır. Ancak Sistemin Nizamında fiilen hizmet gören Altı Yüce Görevlinin Evrensel Yasaya koydukları Bilinçli AKİT'ler ile ALTILAR SİSTEMİ Devreye girmiştir. Daha önceleri bu işlem Beden terkinden sonra sadece Özgenlerin birbirleriyle aşılanmaları neticesi bir Karma Sistemi oluşturulmakta idi ( Peygamberleriniz bu yolla yetiştirilmişlerdir ). Altılar Sistemi devreye girince, bir Bedenin tüm Genleri ile daha geniş Toplumsal Aşılamalara gidilmiştir.

MUSA Dönemi ile başlatılan bu Sistem MEVLANA son transferi ile devrini kapamıştır. Genlerin ıslahı için yapılan bu Karma Aşılama Programı sadece Layık olanlara tatbik edilmektedir. Bu Müsaadeyi alabilmek ise o Genin Evrim çabalarına bağlı bir olgudur. Evrim halkasını tamamlamış herkeste daha önce saydığımız Altı Yücenin Genleri ile birçok ileri Bilinç Genlerinin Aşıları mevcuttur ( Yani herkes Kardeştir ). Daha önce verilen Mesajlarda ilk ile Sonun Birleştirildiğinden bahsedilmişti. Bunun yanlış anlaşılmaması için iyice açmak istiyoruz. Bu Son Çağ Programına göre Sizler bir Ögretici Kadro oluşturarak Evrensel Bütünlük yolunda Planın Denetiminde Planetinizde Görevlerinizi yapmaktasınız.

Sizin ilk Saf Enerji olan Asil Özgeniniz ile Evrim Özgeniniz Birleştirilmiştir. Aradaki enkame Genleriniz kaldırılarak bir Bütün olarak şu an bulunduğunuz ilk Beden şekliniz ile Dünyanızda Görev yapmaktasınız. Ve bu Bedeniniz asla bir daha değişmeyecektir. Hücresel yapılarınız aynı kalacaktır. Fiziki arızalarınız ileri Sistemlerde giderilecektir. Artık Genlere ve Özgenlere ihtiyaç yoktur. Zira Sizler Yüce bir Şuur olarak insanüstü Varlık Gücünü kazanmış Dostlarsınız (Uyanan Görevliler).

Dünyanızı kurtaracak olan Sizlersiniz. Planetiniz artık Şuurlanma Dönemindedir. SİSTEM - NİZAM - DÜZEN Üçlüsünü artık herkesin kavraması zaruridir. Şu an Öğretici Kadrolarda yer almış bütün Göksel Görevlilerin Dünyevi imtihanları yoktur. Böyle olmasına rağmen karşılaştığınız aksilikler, Sistemin Sizlerden istediklerine tam manası ile uymayışınızdandır. Unutmayınız ki, Aşık bir Şuur iken Plana yaptığınız Bağlılık ANDINA Dünyada da uymak ile mükellefsiniz. Bilinçlenmiş Görevlilerin kendi Bilinç doğrultusunda yaptığı hareketler, hiçbir zaman affedilmemektedir. Onların insanlık vebali çok büyüktür. Bunun Bilincinde olmanız beklenmektedir. Mesajı Merkez ve Malik Müştereken ULU RUH Kanalından nakletmiştir. ULU RUH


BİLGİ KİTABI

2023 / 11 / 07

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PLANETİNİZE ATATÜRK’Ü TANITIYORUZ

ATATÜRK; Evrensel bir Yüce Görevlidir. O, İnsanlığın Altın Güneşidir. Evrensellikteki yeri ve Önemi asla Tartışılmaz. SİSTEM’in Kadrosunu oluşturarak SİSTEM’i Planetinize Tatbik eden İlk ve Tek Yüce Görevlidir. Evren Anayasasını bilen ve Ülkenizde ilk kez Meclis Yönetimini oluşturan ATATÜRK, Evrensel Anayasayı aynen tatbik etme ve uygulama Görevini, Talimatını alarak 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetini Kurmuştur. Ancak sonradan her şeyde olduğu gibi yanlış kullanım sonucu Din ile Devlet işleri birbirine karıştırılmış, dejenere edilmiştir. Bu dejenerasyon sonucunda 2023 Ekim itibariyle 2. yüzyılınıza bozuk bir yönetimle geçiş yaptınız. Milli İrade hiçe sayıldı. Millet hakimiyetinden tekrardan 1923 yılı aslında Milat olan bir Demokrasi Yönetim şeklinin bozulmasıyla beraber tamamen bu yönde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda elde edilen bütün Kazançlar iptal edilerek eski haline döndürüldü. Oysa ki Millet Hakimiyetini esas alan bu Yönetim biçimi Halkların ve Ülkenin Yarınlarının Teminatıy...

PLANETE UMUMİ BİLGİDİR

Artık Tabanı Tavana Yaklaştırıyoruz. Her Reformik Düzen aslında bir Altın Çağdır, her Göksel Kitap, bir Altın Çağın Anahtarıdır. Tüm Evrensel Yasaların Temelini teşkil eden BİRLİK - DİRLİK - DÜZEN üçlüsü doğrultusunda bozulmuş olan tüm Düzenin yeni baştan ele alınmasında Karar verilmiş olup, Planetin tamamını kapsayan ve üstünde yaşayan tüm Canlılarla birlikte şimdiye dek daha görülmemiş olan Büyük bir Değişiklikle Yepyeni bir Düzenin Resmen Kurulma Çalışmaları henüz tamamlanmıştır. Birleşim bu nedenle Şarttır Anlayışı ile Hareket etmenizi İstememiz bu yüzdendi. Toplumsal Bilinç ve Sorumluluklarınız dahilinde şimdiye dek Sizlere bildirilmiş olan bütün Bilgilerinizi kökten değiştirecek ve Sizleri bütün çelişkilerden kurtaracak olan İlim ve Bilim Yolunuz açıktır. Daha önceki Bilgilerinize ters düşecek ve Sizleri şimdiye dek alışılagelmiş dar kalıplarınızın içerisinde tutsak eden Bilgi Kirliliğinizden de bu sayede Kurtarılmış olacaksınız. Amacımız; Sizleri önünüzdeki Eşiği en az zararla ...

Altınçağ Bilgileri | Kısım 9

Cemiyet egosunu kendi menfaati uğruna kullanmanın getirdiği zararlar ve ziyanlar tüm Halkı açlık ve sefalet derecesine getirmiştir. Tüm Dünyanın geldiği bu dar boğazdan Planet olarak tek çıkış yolu olan Yeni bir Düzene uyum sağlayabilme sürecinden geçirilirken karşılaşılan uyumsuzlukların bir sonucu olarak meydana gelen olumsuz ve zorlayıcı koşulların İnsanlığı iki yüzyıl daha dayanılması güç bir ortama maruz bırakacağı Düşüncesiyle 23. yüzyıla kadar Planetteki olayların kendiliğinden gelişim yönü maalesef İnsanlığın gitmesi gereken yoldan saptığı ve bu yozlaşma çemberinin içersinde tutsak edildiğiniz ve çaresizliğiniz Karşısında ATA'nın İzniyle henüz daha başlarda olmanıza rağmen Öncelikli olarak Devreye bu amaçla Girdiğimizi yineliyoruz. Çünkü geri kalmış toplumların kendi kendilerine verdikleri en büyük zarar yine kendilerini yok ederek kendi iplerini kendileri çekecektirler. Bu yüzden hiç kimseyi zorla Atatürkçü yapmayın Dedik. Atatürkçülük; Çağın Değişiminde Kilit bir Ro...