Bu Dalgalar, bünyenizde olumlu etkiler yapmamış olsaydı, örneğin hep sürekli negatif bir modda kalsaydınız, Sizleri, sevdiklerinizi ve çevrenizdekileri olumsuz etkileyeceğinden daha fazla olumsuzluklar ortaya çıkardı. Sizler, böylelikle İlimde ve Bilimde aşama yaparak bugünlere geldiniz. Geçmişte yaşadığınız yaşamlarla Enkarnasyon halkalarınızı tamamlama zorunluluğunuz vardır. Kimileri tamamladığı taktirde bu Dalgalar, ters etki yaratmaz, gayet pürüzsüz bir şekilde çarpar gider ama tamamlanmamış Evrimsel yönleriniz varsa tıpkı yaranıza tuz basma gibi Sizlerde acı ve ızdırap oluşur. Sizler de bunları – Hakiki Bilince gelemediğiniz sürece – olayların neden – nasıl geliştiği bilincinden yoksunsanız – Mengi olarak algılayıp kaçarsınız. Haliyle de bütün güzel Akımlardan müstefit olamamanıza neden oluyor. Yalnız sıklıkla karıştırılan bir durum vardır. O da; Kontrol Dalgaları ile Kozmik Enerjiler. Aslında birbiriyle hiçbir alakası yoktur. Kontrol Dalgaları, Evrim amaçlıdır.
Evrim eksikliklerinin olup olmadığının anlaşılması amacıyla Planetinize gönderilir. Kozmik Enerjiler ise adından da anlaşılacağı üzere Kozmik Bilinç kazanmanız için verilir. Evrim, Sizleri bugünkü halinize getirmiştir. Evrimleşerek daha da İleri Yaşam Formları edinebileceksiniz. Evrimleşmenin ve Tekamülün önemi ve gerekliliği çok büyüktür. Evrim olmasaydı ilk halinizle kalır ve herhangi bir aşama yapamadan Bilinçsiz varlıklar olarak yeryüzünde dolaşırdınız. Kazandığınız Evrimle daha İleri Bilinç aşamaları yaptığınızda Hakiki İdrak Seviyeniz yükselir ve Hakiki Bilince ondan sonra gelirsiniz. Hakiki Bilinçler ise, zaten Evrimini tamamladıkları için Olgunlaşmışladır. Arzu edilen Bilinç düzeyine gelerek, istedikleri Evrim boyutlarında ilerleme şansına sahiptirler.
Dünyanızda halen tutkularından arınamamış Bilinçler çoğunluktadır. Kibir, Gurur, Kin duyguları yoğunlukta olanlar başkalarına verdikleri zararlardan ötürü sürekli Menfi yöndedirler. Menfi yoğunlukları nedeniyle eninde sonunda kendileri ve sevdikleri, yakınları büyük zarar görür. Maddesel olanlar da Maddiyata düşkün olduklarından genelde Mal – Mülk edinme peşindedirler. Sürekli olarak hep başkalarıyla kendilerini kıyaslayarak başkalarından daha iyi olma hırsı yüzünden maddeselliğin bataklığından bir türlü kurtulamamaktadırlar. Oysa Aşk – Sevgi ve Huzur Frekansında olanlar, İnsanlara faydalı yaklaşımları ile daha yüksek bakış açıları ile yardımcı olurlar. Çünkü maddesellikten sıyrıldıkları için herhangi bir çıkar ya da menfaat içerisinde yer almazlar. İnsanlık ve Özveri duygularıyla hareket ettikleri için hep başkalarına yönelik iyi eğilim içerisindedirler. İnsanoğlunun, asıl gelmesi gereken seviye budur.
Bireysellikten sıyrılan Bilinçler, artık Egoistçe hareket etmeyip, Birleşim ve Bütünlük duygusu içerisinde olduklarından İnsanlığı yüksek Özverili İnsanlardır. Kendi Egolarını Evrimleşerek Tekamül yolunda yaptıkları Çalışmalarla Eğiterek, Egonun üzerine çıkabilmiş Yüce Varlıklardır. Egoist varlıklar, sadece kendi benliğini düşündükleri için çıkarcı ve menfaatçi olduklarından başkalarına zarar verme eğilimleri çok güçlüdür. Kendi menfaatini ve çıkarını düşünenler, başkalarını önemsemezler, başka hayatları hiçe sayarlar ve kimsenin göz yaşına bakmadan sadece kendilerini düşündükleri için başkalarının üzerinde olmaya bayılırlar. Başkalarının üzerinde olmak, başkalarını köleleştirmeye çalışmak duygusu, Evrendeki en büyük Kötülüktür.
Bu Kötülükler arttıkça İnsanlar bozulmuş, hatta dejenere olmuşlardır. İnsanın genetik yapısı dejenere oldukça akıl – vicdan ve sağduyudan yoksun hale gelmişlerdir. Özverili Bilinçler, hem kendi sorumluluklarıyla beraber, başkalarının da sorumluluğunu hatta içinde bulundukları Toplumun ve tabi eğer çok İleri bir Yüce ise bütün Dünyanın sorumluluğunu taşır. Çok İleri Yüceler, Dünyanın Değişiminde büyük rol üstlenmişlerdir. Sorumsuz bilinçler, egolarından sıyrılamadıkları sürece hiçbir hayatta, hiçbir ortamda asla mutlu olamazlar. Çünkü egoist varlıkların yaşattığı zararlar, yine kendilerine döner. Çoğu bilinç ise egoizmin yaşattığı hazları başlarda çok alırken, hazlar geçici olduğundan, sonrasında çabucak biter. Bu durumda da hızlıca bir çöküş içerisine girerler. Çoğu kimse de bu ağır buhrandan pek çıkamaz. Çünkü Vicdanın yükümlülüğü çok ağırdır. Herkes, vicdanının yükümlülüğünü kolay kolay taşıyamaz.
Kimileri de Vicdanlarını susturarak sağduyudan yoksun kalarak İnsan vasıflarından mahrum bir şekilde yaşamayı seçerek İnsanlıktan nasibini alamadan hayatlarına devam ederler. Sürekli başkalarından daha iyi yaşama arzusuyla hareket ettikleri içindir ki, hep önde olmak isterler. Bu da zamanla İnsanları, İnsanlara düşman eden başlıca sebeplerden biri olmuştur. İnsanın İnsana olan en büyük düşmanlığı birbirlerine zarar vermeleridir. Zarar verme düşünceleri ve niyeti değişmediği sürece birbirlerine karşı gerçek anlamda dost, kardeşlik sevgisi ve yaklaşımları içerisinde olmaları imkansızdır. Öncelikli olarak kendilerinde yapmak zorunda oldukları birtakım değişiklikler vardır. Bu değişiklikler yapıldığında, hoşgörülü – insancıl Bilinçler çoğalacaktır. Halen Toplumunuzda bu tür değişikliklerin nasıl yapılacağı hususunda pek bir çaba – çalışma yoktur. Bu durum Üzücüdür.
Çünkü herhangi bir çalışma – çaba gösterilmezse nasıl Egoizm bataklığından kurtulabilir ve birbirinize zarar vermek yerine Fayda sağlayan birer Bilinç olabilme şansınız olabilir? İnsanların birbirleriyle olan yaklaşımları çok önemlidir. Eğer zarar veren bir tip iseniz, diğer İnsanlara yönelik İnsancıl yaklaşımlar sergileyemiyorsanız sorununuz çok büyüktür, demektir. Bu sorunu halledemediğiniz sürece de birbirinizle doğru iletişim kurup, doğru – düzgün ilişkiler ve olumlu yaklaşımlar içerisinde olamazsınız. Böylelikle de zamanla kendinden başkasını umursamayan ya katil – hırsız – tecavüzcü durumuna dönüşürsünüz. Bundan kaçışınız yoktur. Çünkü Egoizmin sonu Felakettir. Bireyselliğini aşamayan her Bilinç, çok büyük Tehlikededir.
Bireylerin kendilerini aşıp, Görev Bilincine gelmeleri beklenmektedir. Ama zaman artık yoktur. Daha ne zamana kadar İnsanların Sorumluluk Bilincini edinmelerini, Toplumsal ve Gezegenin Kurtuluşuna yönelik çalışmaları kapsama alan bir Görev Anlayışına – Bilincine gelmeleri beklenebilir? Gezegenin yok olma safhasındayken Sizler bu zor eşiği çok ağır, koşullardayken geçiyor olmanız bile bir Felaket iken, bir de bunca zamandır hayatlarını öylesine geçirirken, sorumsuzca Doğayı ve Gezegeni yok etme Bilincinden, Doğayı ve Gezegeni Koruma Bilincine nasıl geçilebilir? Bunun imkansız olduğu Düşünüldüğünden işte BİLGİ KİTABI, bu çok zor Dönemde İnsanlığa Yardım Amaçlı Tarafımızdan Gönderildi. Bilgi Kitabını okuyan herkes, bir sonraki yaşamlarında Dünya Planında son kez var olma Fırsatını elde edecektirler. Diğerleri ise, daha önceleri de sıklıkla Vurguladığımız üzere daha ağır koşullarda var olan Evrim koşullarına tabi tutulacaklardır.
BİLGİ KİTABI KANAL’ından. SİSTEM / 2023.10.10
Yorumlar
Yorum Gönder