Ana içeriğe atla

KOZMİK ENEJİLER VE KONTROL DALGALARI HAKKINDA AÇIKLAMA - KISIM 1

Asırlardan beridir Tekamülünüz ve Evrimleşme yolundaki çabalarınız sonucunda Sizler, bugünkü Dünyanızın Yeni Sahiplerisiniz. Öncü Kadro olarak artık Devredesiniz. Altın Galaksi Sakinleri olarak ( çünkü Dünya Ortamında yaptığınız ve yapacağınız Görevlerle bir sonraki Dünyanız Altın Galaksi İmparatorluğudur ) Dünyanızda İlahi Makamların Emri ile yeryüzünde Barış Görevlileri olarak Seçildiniz.

Etrafınızdaki olumsuzluklar, Hakikate eren, Hakiki Bilinçte olan Dostlarımızı hiçbir yönden, hiçbir şekilde etkileyemez. Çünkü olayların neden – niçin kaynakladığını, sebep – sonuç ilişkisini kavrayabilmiş ve yaşananlardan anlamlı bir ders alarak, ne yapabileceğini önceden tahmin edebilen, sezebilen, önsezileri doğrultusunda öngörebilen Nitelikli ve Kaliteli Dostlardır. Yaşananlardan bir anlam çıkarıp, sezgileriyle harmanlayabiliyorsa bu Kişiler, Mantıklı ve Bilinçlidirler. Sadece mantıkları ile hareket etmek nasıl yanlış bir tutum ise aynı şekilde yalnızca sezgileriyle hareket edenler de büyük bir yanılgının içerisindedirler demektir. Önemli olan burada aklıyla ve sezgileriyle hareket edip, her iki yönden sağlıklı ve kalitesel bir algı seviyesinde olabilmektir. Hakikat Bilinci esasıyla bu anlamı ifade eder.

Aksi halde herhangi bir Bilinç seviyesinde olamayanlar, akılları ve mantıkları ile sezgilerini mutabakata getiremezler. Bu durum da istenmeyen tavırlar ve tutumlar içerisine girilir, haliyle kişinin kendini disipline etmesi zorlaşır. Bizler, artık İnsanları Hakikate varmış, Hakiki Bilgiler doğrultusunda hareket edebilen Bilinçler olarak Görmek İstiyoruz. Planetinizin bir kısmı Hakikate varmış ve Sorumluluk Bilinciyle hareket ederlerken, diğer kısmı ise hala algı seviyelerinde hiçbir değişiklik yapmadan, kendilerini değiştirmeden, hiçbir şey yapmadan, geldikleri gibi bu dünyadan gitme peşindeler. Ancak bu Dünyaya gelmeniz, Sizler için önemli bir fırsattır. Kendinizi ne kadar eğitir, disipline ederseniz o denli Saygı görür ve olduğunuz bataklıktan Sizleri çıkartmak için elimizden gelenin fazlasını bile yaparız. Hiçbir kıpırdama görülmeyen bilinçlere Müdahale yanlıştır, zira ters teper.

Hoşgörüsüzlüğün vermiş olduğu cahil cesareti ile etrafındakilere saldırır, zarar verir ve kendi aşağı seviyelerine çekmek için kendinden üstün vaziyette olanları kaldıramadıkları için tahammülsüzleşirler, bu yüzden de toplumlarda görüldüğü üzere baskın ve şiddet terörünü yaygınlaştırabilirler. O yüzden SİSTEM, bu tür vakaları boş ve vakit kaybı görmektedir. Dar kalan Zamanda en küçük detaya bile titizlikle yaklaşılıyorken, açıkçası bazı hoş olmayan hadiseler de cereyan edebilir. Burada suç, kendini yetiştirebilmiş Dostlarımızda değildir. Aksine kendi çabaları olmadan kendinden daha yüksek Varlıkları kabul edemeyen tutarsız – dengesiz bilinçlerdir. Böylelerinin ileride farklı yaşam kültürleri ile olan haberleşmelerde – irtibatlarda saldırgan tutum içine giremeyeceklerinin herhangi bir garantisi var mıdır ki, böylesi bilinçleri daha ileri safhalara alabilmemiz mümkün olsun.

Daha henüz kendi içlerindeki Aydınlanmış Bilinçlere yönelik saldırganlığın artmasıyla, Onları da ne yazık ki aşağı seviyelere çekmeye çalışılıyorken böylesi bir Ortamda nasıl kendilerine herhangi bir Hoşgörü ya da İnisiyatif gösterilebilir? Asla. Aydınlanan Bilinçler üzerinde durmak, vakit alsa bile yeğdir, ancak Toplumları kasten kargaşaya – çatışmaya sürükleyenlerle hiçbir işimiz yoktur. Toplumun iyiliğini Amaç edinenler, Değerli ve Hakiki İnsanlarımızdır. Onları layık oldukları Ortamlara alırken Kendilerine olan Saygımız Sonsuzdur. İnsan Kardeşlerimizin her türlü sorunlarıyla birebir ilgilenilmekte ve çözümlenmektedir. Diğer kitleler ise kendi kendilerine bırakılmış ve kendi sorunları ile artık bundan sonra o kadar fazla meşgul olacaktırlar ki, etraflarına zarar vermek bir yana başkaları dahi akıllarına gelemeyecek derecede kafalarını kuma gömmeye devam edeceklerdir.

Bunda ne Bizlerin ne de Sistemin ne de Aydınlanmış Bilinçlerin suçu vardır, bu Suç; daha önceleri de söylediğimiz gibi kendilerini yetiştirememiş – geliştirememiş olmalarının verdiği Evrimsizlik – Bilinçsizlik halleridir. Bundan böyle verdiğimiz – vereceğimiz Mesajlar, Aydınlanmış İnsanlara yönelik olduğu için sadece Bilgi ve Tanıtım Amaçlı olduğu için Kitlesel Toplum Bilinç Düzeyine göre aktarılacaktır. Anlayan anlar ve yola devam eder, anlamayanlara ise herhangi bir açıklama yapılamaz.

Mesajları alabilmek – verebilmek, Elektromanyetik Dalgaların Radyo Sinyalleri ile birleşerek, Beyinsel Gücünüze ulaşabilmesi sonucunda Mümkündür. Mesajları alabilmenin Tekamülle hiçbir bağıntısı yoktur aksine 6. Hissini geliştirebilenler rahatlıkla alabiliyorlar. İnsanları, bulundukları Evrim düzeyine, Tekamül seviyesine göre Değerlendiririz. Belli bir Evrimsel düzeye gelebilmiş her Varlık için İnsanlığa Hizmet Yasasını bildiririz. İnsanlık yolunda Hizmet vermek isteyenlerle Temasa geçiyoruz. Ve sonrasında Sistemle İşbirliği yapılarak Planla irtibatları sağlanır. Daha sonrasında ise Plan tarafından Denetime alınır. Tıpkı bir Okul planı gibi Evrim çizelgenizde belirli bir yere kadar olan göstergenize kadar gerekli ayarlamalar yapılır. Aşama aşama ilerlediğiniz ölçüde katettiğiniz Mesafeler göz önünde bulundurularak Sizlere layık olduğunuz Frekansta Bilgiler açılır. Bu durum, Değişik Boyutların Farklı Frekansları göz önünde tutularak ayarlanır.

Çünkü farklı Boyutların kendine özgü Frekanslarından ve Evrim şekillerinden daha önce de Bahsetmiştik. Alınan Bilgilerin kabulü yeterli olamamaktadır. Bir de bu Bilgilerin kabulünün nasıl ve ne şekilde olduğu, alınırken Bilgilerin doğruluk derecesinin araştırılıp araştırılmadığı, doğru bir şekilde analiz edilip edilmediği gibi herşey Bizim buradaki Ekranlardan izlenir, takip edilir. Zaman zaman da aldığınız Bilgilerin hazım durumlarına bakılır ve Sistematik olarak hazmettiğiniz Bilgilerin sonrasına yani daha ileri seviyedeki Bilgilere geçilir. Sizlerden istenilen bazı hususiyetlere bağlı olarak Sizlere verilen Mesajların yüksek bilinciyle bağdaşıp, bağdaşmadığınızı ölçmek amaçlı bazı Kontrol dalgaları gönderilir. Bu kontrol dalgaları şayet yaşam düzeyinizde herhangi bir olumsuzluk varsa daha da olumsuzlaştırdığı için o yüzden birtakım ailevi ve toplumsal bazı düzensizliklere sebebiyet vermektedir.

Öncelikli olarak İnsanların Evrim eksiklikleri tamamlatılma amacıyla yürütülen bu Programlar, aslında Sizleri Sizlere kazandırmaktadır. Herkes, kendi bilincinden ve görevinden sorumlu olduğu için bu Kontrol dalgaları ferdi değil genel amaçlıdır. Kimilerini olumsuz etkilerken kimilerini de olumlu yönde yetiştirici ve geliştirici Akımlardır. Serada yetişen meyva ile Güneş ışığında yetişen apayrıdır. Kimileri yapaydır, kimileri de Hakiki Evrimleşmiş Bilinçlerdir. Bunun ayırımı, kendi Özlerine kadar inilip, Özlerindeki menfi tohumları ya yeşerten akımlardır ya da sahip oldukları Evrim seviyesine göre edindikleri Bilincin ne derecesi kullanılabilinir, ne dereceye kadar kullanılamıyor, bunların hepsi göz önünde tutularak Evrimleşmenin gerçekte mi yoksa yapay mı olduğu gayet iyi anlaşılmaktadır. Hani fırından taze bir ekmek alır da iç hamuruna bakarsınız hamuru çiğ mi yoksa pişmiş diye, Biz de mecburen Özlere bakıyoruz, gerçekten Evrimleşip Evrimleşmediğinizin tespitini bu yüzden yapıyoruz.

O yüzden bu Evrim akımlarının özelliği Olgunlaşan Bilinçlerde farklı sonuçlar doğurur, Evrime ihtiyacı olanlarda ise ‘’sanki’’ ters tepmiş gibi gözükse de aslında olayın iç yüzüne bakıldığında durum tam tersidir ama genelde, elbette ki yaşadığınız ortama ters düşen akımlar olduğu için kimilerinde bunaltıcı ve ağır sonuçlar yaratabilir. Sizler, buna acı ve hüsran diyorsunuz. İnsanoğlunda genel bir alışkanlıktır, hep iyi ve güzel şeylere kaçma eğiliminiz çok kuvvetlidir, oysa ki sahip olduğunuz Egonuzdan dolayı, genelde acıdan kaçma eğiliminiz vardır, o yüzden rehavete alışkınsınız. Kendinizi pek yormak istemezsiniz. Size hep acı ve zor gelen şeylere pek yönelmek istemeyişinizin asıl sebebi budur.

Planetinizi yıkayan Evrim Dalgaları, Sizleri kamçılıyor gibi gözükse de aslında hepinizin iyiliği içindir. Zaten Evrim gereği Sizlerin yaşamak zorunda olmadığınız hiçbir şey Sizlere aksettirilmez. Planetinizin içinde bulunduğu Evrim boyutunda halen Kapalı şuurda olanların çokluğu neticesinde Kitlesel felaketler yaygındır. Bir türlü uyanışa geçemedikleri için sarsılmaktadırlar. Savaşlar ve doğal afetler gibi. Normalde Sizlere uygulanan Evrim Akımları, Sizleri Bilinçlendirici ve Yetiştiricidir. Akımların genel özelliği, farklı frekanslarda ve titreşimlerde olduğu içindir ki herkeste aynı etkiyi yapmaz. Doğal ve Hücresel yönden etki sağlayarak bünyenizi arındırmaktadır. Hatta kimilerinde iyileştirici özelliğinden ötürü tedavi etkisi de vardır. Özellikle Hücrelerinizin birtakım Enerjilerle takviye edilip, güçlendirilmesi işlemi Bedensel olarak Organizmanızda önemli değişiklikler yapmaktadır.

Tedaviyi bünyeniz, bu yolla Doğal yoldan yapmaktadır. Hücreleriniz, Enerji ve Titreşimlere alıştırılıyor, güçlendiriliyor ve de Sizleri daha geniş spektrumlu bir tedavi uygulayarak, bünyenizdeki arızalar kendiliğinden giderilmektedir.


BİLGİ KİTABI & SİSTEM / 2023.10.09

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PLANETİNİZE ATATÜRK’Ü TANITIYORUZ

ATATÜRK; Evrensel bir Yüce Görevlidir. O, İnsanlığın Altın Güneşidir. Evrensellikteki yeri ve Önemi asla Tartışılmaz. SİSTEM’in Kadrosunu oluşturarak SİSTEM’i Planetinize Tatbik eden İlk ve Tek Yüce Görevlidir. Evren Anayasasını bilen ve Ülkenizde ilk kez Meclis Yönetimini oluşturan ATATÜRK, Evrensel Anayasayı aynen tatbik etme ve uygulama Görevini, Talimatını alarak 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetini Kurmuştur. Ancak sonradan her şeyde olduğu gibi yanlış kullanım sonucu Din ile Devlet işleri birbirine karıştırılmış, dejenere edilmiştir. Bu dejenerasyon sonucunda 2023 Ekim itibariyle 2. yüzyılınıza bozuk bir yönetimle geçiş yaptınız. Milli İrade hiçe sayıldı. Millet hakimiyetinden tekrardan 1923 yılı aslında Milat olan bir Demokrasi Yönetim şeklinin bozulmasıyla beraber tamamen bu yönde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda elde edilen bütün Kazançlar iptal edilerek eski haline döndürüldü. Oysa ki Millet Hakimiyetini esas alan bu Yönetim biçimi Halkların ve Ülkenin Yarınlarının Teminatıy...

PLANETE UMUMİ BİLGİDİR

Artık Tabanı Tavana Yaklaştırıyoruz. Her Reformik Düzen aslında bir Altın Çağdır, her Göksel Kitap, bir Altın Çağın Anahtarıdır. Tüm Evrensel Yasaların Temelini teşkil eden BİRLİK - DİRLİK - DÜZEN üçlüsü doğrultusunda bozulmuş olan tüm Düzenin yeni baştan ele alınmasında Karar verilmiş olup, Planetin tamamını kapsayan ve üstünde yaşayan tüm Canlılarla birlikte şimdiye dek daha görülmemiş olan Büyük bir Değişiklikle Yepyeni bir Düzenin Resmen Kurulma Çalışmaları henüz tamamlanmıştır. Birleşim bu nedenle Şarttır Anlayışı ile Hareket etmenizi İstememiz bu yüzdendi. Toplumsal Bilinç ve Sorumluluklarınız dahilinde şimdiye dek Sizlere bildirilmiş olan bütün Bilgilerinizi kökten değiştirecek ve Sizleri bütün çelişkilerden kurtaracak olan İlim ve Bilim Yolunuz açıktır. Daha önceki Bilgilerinize ters düşecek ve Sizleri şimdiye dek alışılagelmiş dar kalıplarınızın içerisinde tutsak eden Bilgi Kirliliğinizden de bu sayede Kurtarılmış olacaksınız. Amacımız; Sizleri önünüzdeki Eşiği en az zararla ...

Altınçağ Bilgileri | Kısım 9

Cemiyet egosunu kendi menfaati uğruna kullanmanın getirdiği zararlar ve ziyanlar tüm Halkı açlık ve sefalet derecesine getirmiştir. Tüm Dünyanın geldiği bu dar boğazdan Planet olarak tek çıkış yolu olan Yeni bir Düzene uyum sağlayabilme sürecinden geçirilirken karşılaşılan uyumsuzlukların bir sonucu olarak meydana gelen olumsuz ve zorlayıcı koşulların İnsanlığı iki yüzyıl daha dayanılması güç bir ortama maruz bırakacağı Düşüncesiyle 23. yüzyıla kadar Planetteki olayların kendiliğinden gelişim yönü maalesef İnsanlığın gitmesi gereken yoldan saptığı ve bu yozlaşma çemberinin içersinde tutsak edildiğiniz ve çaresizliğiniz Karşısında ATA'nın İzniyle henüz daha başlarda olmanıza rağmen Öncelikli olarak Devreye bu amaçla Girdiğimizi yineliyoruz. Çünkü geri kalmış toplumların kendi kendilerine verdikleri en büyük zarar yine kendilerini yok ederek kendi iplerini kendileri çekecektirler. Bu yüzden hiç kimseyi zorla Atatürkçü yapmayın Dedik. Atatürkçülük; Çağın Değişiminde Kilit bir Ro...