Kainatlar var olduğundan beri içinde tüm Bilgileri saklayan bir GİZ vardır. Evrenin var oluşunu da barındıran bu GİZ, Planetinizde Yaşam‘ı oluşturan GÜÇ Potansiyelidir. Evrende hiçbir şeyin kaybolmadığı bir Döngü vardır. Planetinizde Canlı var olmadan önce çok İleri bir Teknoloji hüküm sürüyordu. İnsan denen Canlının ve Bizlerin Varoluş nedenleri aşağı yukarı tespit edilmiş durumdadır. Enerji Partiküllerinin incelenmeleri neticesinde çok Değişik ve İleri Bilgiler elde etmekteyiz. Bu Bilgilerle Yaratıcı Gücün Kaynağına kadar inilerek ondan öteye Boyutlara Teknolojik yönden geçilmiş ve Sizin Zihinsel faaliyetlerinizin çabaları ile birçok bilinmeyen ufuklar keşfedilmiştir.
Piramidin tabanından başlayıp Doruk noktasına varan araştırmalarımız, çalışmalarımız sayesinde daha değişik Bilgi Kaynaklarına ulaşmaktayız. Her Bilgi, bir sonrakinin giriş Kapısıdır. Bilgiler, hep bir sonrakinin devamı olacak şekilde açılıp, Düşünce Zincirleri oluşmuştur. Bizlerdeki Bilgilerin çok dışında olan Bilgiler de vardır. Ancak Zamanı gelmediğinden henüz Açamamaktayız. Çünkü İleri Teknolojik Tekniklerimiz olsa da Kainattaki Bilgilerin açılımı belirli bir periyotta gider. Sizlere bahsedemeyecek Bilgilere Sahibiz. Evrende hiçbir şey Tek değildir ancak bir Bütün her şeyi içine alarak Tekliği yaratıyor. İşte ondan öteye öyle Boyutlara açılıyor ki bambaşka Kainatlar, bambaşka Galaksiler, farklı Canlı ve Yaşam türleri vardır. Bilgi yönünden aramızdaki mesafeyi hesaplarsak 1 – 100 arasında Sizler, henüz 2. Derecedesiniz.
Plan ötesi Bilgiler verilmeye başlandığından beri bunları alabilenlere İleri Boyutlara girme hakkı tanındığı için artık Kitlevi Bilinç aşamalarına bu sebepten ağırlık verilmiştir. Düşünce sinyalleri, Bilgi Çağında olduğunuz için bir yelpaze gibi açılarak alabileceğiniz Bilinç Aşamaları sınıflandırılmıştır. Çok İleri Boyutların bulunduğu Kapı henüz Planetinize açılmadı. Evrende keşfettiğimiz her şeyi, Bizlere kadar ulaşabilen Bilinçlerle Paylaşıyoruz ve Paylaşmaya da devam edeceğiz. Herkesin Bilinç Düzeyine göre Bilgileri açmaya devam ediyoruz.
Evren – Hayvan – İnsan İlişkisini Anlatalım:
Kainatta Büyük Patlama ( BİG BANG ) sonrası var olan Evreninizde Yaşam başladığı andan itibaren daha henüz herhangi bir Canlı oluşmadan önce İkinci Evren dediğimiz Boyuttan Transferler başlatıldı. Adem – Havva – Şeytan üçlüsü, Kutsal Kitaplarınızda o Dönemin Bilinç düzeyinize göre farklı şekillerde anlatıldıysa da çok değişik yorumlara yol açmıştır. ADEM : Saf Enerjidir – HAVVA: Yaratıcı Güçtür – ŞEYTAN ise Parlak Bilinçtir. İkinci Evrenden gelen transferler sonucunda Mitolojik Kahramanlar, Tanrılar ve Tanrıçalar ( Hatırlayınız lütfen Yunan – Mısır – Atlantik ve Mu Uygarlıkları ) tarafından Tanrısal Kurallar hazırlanmıştı.
Onlar, bulundukları Ortamları Beyin Enerjileri ile yaşanabilir duruma getirdiler. İkinci Evrenden gelen bu Dostlar, birçok Adem ve Havvalar şeklinde türeyip, yakın Planetlerden Enerjileri yoğunlaştırarak Suyu oluşturdular. Burada yaptıkları İleri Teknolojik Çalışmalar sayesinde Dünya Gezegenini İnsanoğlunun yaşayabileceği şekilde bir Yaşam Ortamını oluşturmaya çalıştılar. Kutsal Kitaplarınızda da bahsedildiği gibi Adem’i Topraktan Yarattım. Balçık – Su – Nur; Çamur – Su ve Kozmik Işınlar, üçü birleştirilerek Aminoasitleri yani Tek Hücreyi meydana getirmiştir. Bu Tek Hücre ise daha sonra Bilimsel bir işleme tabi tutularak farklı Boyutların Kozmik Enerjileriyle Hücre üremesi temin edilmiştir.
Bu üreyen Hücreler, birden ikiye, ikiden dörde, dörtten sekize, sekizden on altıya, otuz ikiye, altmış dörde bu şekilde sıralanıp giderek çoğalmıştır. Her bir hücrenin üzerinde tek tek işlem yapılarak çok Değişik Boyutların Enerjileri ile güçlendirildi. Böylelikle değişik türler geliştirildi. Bu türlere Değişik Boyutların Genleri Aşılanarak, değişik Hayvan türleri meydana gelmiştir. Hayvanların Yaşam Bilinçleri ile Evrensel Bilinç Birleşerek gereksinimleri olan Otları – Bitkileri oluşturdu. Bu Bitkiler de daha Değişik Boyutların Enerjileri ile beslenerek türleri çoğaltılmıştır. O Dönemde Atmosfer henüz oluşmadığı için Farklı Galaktik Ortamların Enerjilerinden beslenen Canlılar küçük bir kara parçası büyüklüğünü bulmuş, Ağaçlar da 500 metreye kadar ulaşmıştır. Aslında bu Enerji Ölümsüzlük Boyutunun Direkt Enerjisiydi.
Ancak buna hiçbir Canlı türü dayanamayacağından sonraki İşlemlerde bu hızlı Büyümeyi engellemek için Özel Tedbirler alındı. Yapılan Laboratuvar Çalışmaları esnasında var olan her Canlının yok olduğu ve giderek daha kokuşuk bir değişime döndüğü fark edilince Oksijen, Hidrojen, Azot, Helyum ve Karbondioksit gazlarını meydana getirerek şu anki Atmosferiniz oluşturuldu.
BİLGİ KİTABI KANAL’ından. SİSTEM / 2023.09.28
Yorumlar
Yorum Gönder