Milli Mücadele ; Ülkenin Bütünlüğünü Koruma İlkesinden geliştirilmiştir. Bu Harekatın ismi şimdi Atatürkçülük Harekatı olarak güncellenmiştir. Atatürkçülük Harekatının temel vazifesi gereği, Toplumun içinde bulunduğu bu zor şartlarda Huzur ve Güvenliği Koruma Görevini yüklenmiş olanlar Ülkenin Hakiki Sahipleri olarak artık Tarih sahnesinde yerlerini almaları gerekmektedir. Süreç çoktan Başlatılmıştır. Atatürkçülerin Devri Açıldı. Bundan böyle Atatürkçülerin İlericiliği ve Demokrasi Anlayışı Çatısında Birleştirilmiş tüm Farklılıkları Modern Yasalar doğrultusunda Yüce bir Hoşgörü ile Sentezlemiş Çağdaşlığı Toplumun geneline uyarlayacak Yepyeni Dönemde Hakimiyeti güçlendirilmiş şekliyle Yeni Çağa yönelik Hazırlık Sürecini fiilen başlatabilmeleri Arzu edilmektedir. Tedbirli ve İhtiyatlı yaklaşımları ile Ülkenin ve Toplumun içinde bulunduğu bu zor koşullara rağmen Güçlü bir İrade ile Güvenli bir şekilde en az hasarla nasıl çıkılabileceğinin düşünülüp, ona göre adımların atılabilmesi Önceliğimizdir.
Toplumsal kargaşaya ve karışıklığa mahal verilmeden Ciddiyetle hareket edilmesi gereken bir Süreçteyiz. Toplumu ve Ülkeyi ilgilendiren Mevzularda İhtiyatlı bir biçimde davranılırsa pek sorun teşkil etmeyecek önemsiz pürüzlerden ibaret olacaktır. Aksi halde Gemiyi susuz yürütebilecekken karaya baştan vurma yanılgısı içerisine dalarsanız ve yalnızca sabitlenmiş bir Amaç çerçevesinde hala planlı ve programlı hareket edilemiyorsa kim ne düşünür ya da nasıl bertaraf edilebileceğiz gibi yersiz düşüncelerde kaybolup giderseniz doğrusunu söylemek gerekirse Sistemli ve Planlı Uygulama Çerçevesi başarısızlıkla sonuçlanmış olur. Bu da hem Ülkeyi hem de Toplumu ciddi yaralara sürükler. Ki bu yaralar Geminin her tarafında ciddi deliklere yol açarsa bu da maalesef Gemiyi batırmak anlamına geleceği için batmaz denilen Titanik misali Ülkeyi uçuruma hatta felakete kendi elinizle itmiş olursunuz. Halkın İyiliğini düşünmeyen kesimlerle İlişiğin derhal kesilmesi gerektiği gibi Modern Atatürkçülük Anlayışında Ülkeyi ve Toplumu yeniden ayağa kaldırabilecek tek Güç ve Potansiyele sahip olan yalnızca Atatürkçülerdir. Atatürkçülerin üstlendikleri Görev ve Sorumluluklar gereği hem Ülkenin hem de Toplumun Geleceği mühim bir Değer taşımaktadırlar. Ayak takımlarının dedikodularına aldırış edilmeden yalnızca Kendilerine gösterilen Yoldan İlerlendiği taktirde kaybınız çok büyük olmayacaktır. Zaman kaybının önlenmesi ve vakit kaybetmeden hızlı ve tedrici olarak İhtiyatlı davranma yaklaşımının benimsenmesi yoluyla avantajlarınız da büyük olacaktır. Karar verme konusunda etkili sonuçlar doğacağı için Toplumun ve Ülkenin hayrını gözetmeyen bütün yaklaşımlar geçersiz kılınmıştır. Hükümsüzdür. En temiz duygularla Topluma yol göstericiliği Hükmü yalnızca Atatürkçülerde mevcut olduğu için bundan böyle daha Vicdanlı ve Hoşgörülü bir Toplum Yapısına ulaştırılma yönünden mutlak çaba ve gayretler gösterilmelidir. Halkın iyiliğini amaç edinmişlerle hala Halkı kin ve düşmanlığa tahrik edenler birbirlerinden kesinlikle ayrı tutulmaktadır.
Ülkenin ve Halkın sorunlarını en Demokratik yollarla, yöntemlerle kesin çözüme kavuşturabilecek Potansiyelde bulunan Atatürkçülerin bundan böyle Ülkenin Yönetimini derhal devralmaları dar kalan Zamanda yapılacak çok önemli İşlerin de önünü açacağı için Saray anlayışı tamamen çökertilerek bitirilmiştir.
Yolunuz tarafsızlık yoludur. İlim ve Bilim yoludur. Aydınlanma yoludur. Gericiliğe ve bağnazlığa asla yer vermeyiniz. Kısır görüşlerden uzak durmanız gereken Sürecin anlamı ve önemi gereği Aydınlanmış Bilinçlerden oluşan bir Toplumun öncüsü ve yol göstericiliği vazifenizle Atatürk Türkiyesi olarak Dünya sahnesindeki yerinizi almanıza ramak kala bazı önemli sorunların hala çözülemeyişinde ve hala Toplumun genelini ilgilendiren Kararların alınamayışında görülen gecikmelerin Topluma ve Ülkeye verdiği ve hatta vereceği zararların neticesinde yaşanan olumsuzlukların etkisiyle de ziyan çok büyüktür.
Atatürk Türkiyesi resmen Kurulmuştur. Aziz Milletin hüküm ve isteklerine yeterli cevap veremeyen yönetim anlayışı bu nedenle bitmiştir. Eğer Milletin vicdanına yönelik davranılmıyorsa bu tür ahlak dışı ve seviyesiz yönetimlerin de ciddiyeti kalmaz, dağılır ve hükmü kaybolur. Derhal Ülkenin Yönetimindeki yerinizi almanız Bekleniyor. Uymamanız halinde Yüksek Şahsiyetlerinizin harekete geçireceği Ülke Potansiyelini de tehlikeye düşürmüş olacağınız içindir ki maalesef istenmeyen ve arzu edilmeyen sonuçlarla yüz yüze gelebileceksiniz. Bu durum hiçbir şekilde göz ardı edilemez. Hele hele Toplumun böylesine düştüğü içler acısı haldeyken .. bir an önce kurtulabilmeniz için öncelikli Tedbirler ve Önlemler sıralanmıştır. Sağduyusunu kaybetmiş yönetim anlayışları, tüm Dünya genelinde sona erdirilmiştir. Hiçbir hükmü kalmamıştır. Yerine daha Adil - Hür ve Bağımsız bir Düzen Kurulmaktadır.
Olabileceklerden Sistem asla mesuliyet taşımaz. Bu nedenledir ki İnsan Kardeşlerimize yapılan İhtarlar gereğince gerekli önlemler ve tedbirler alınamadığı gibi İhtiyatlı davranılmadığı taktirde karşılaşılabilecek olumsuzluklar Sizlerin geciken Sorumluluğunuzu yerine getirmekte acelecilik hasıl olmasına rağmen yapmanız gerekenleri yapamayarak hala bekleyiş modundan bir türlü çıkamadığınız için olacaktır.
Amacın Yüceliği çerçevesinde oluşan Toplumun Çağdaş İlkesi gereğince Vicdan ve Sağduyunun egemen olunması gerekliliği ön plandadır. Milletin içine sürüklendiği bu acı sonuçların daha da ağırlaşması Atatürkçülerin Görev ve Sorumluluklarında geciken hal ve tutumlarının yarattığı en vahim sonuçlardır. Toplumun istek ve ihtiyaçlarına karşılık verememiş olanlar gibi Sizler de ne yazık ki hem Ülkenin hem de Toplumun acı dolu kayıplarına ortak olacağınızın Endişesini Paylaşıyor ve Yaşıyoruz.
Yeni Dönemin Yeni Anlayışı çerçevesinde Hoşgörülü bir Yönetimin gecikmesi demek tüm Dünyayı da geriletmek anlamına geleceği için yeryüzünde yaşanma ihtimali yoğun olan açlık - savaş - nükleer gibi felaketlerin acı kayıplarının oluşturacağı yaraların telafisi asla mümkün olamaz. Dünya hızla geriye gitmekte. Ancak bunu tam tersine çevirmek Mutlak bir İrade ve Azim gerektirir. Bu yüzden Atatürk Türkiyesi ile Temastayız.
Yorumlar
Yorum Gönder