Atatürkçü bir Kimlik; başkalarının himayesinde yaşamayı her ne pahasına olursa olsun Reddetmektir. Hatırlarsınız geçmişteki yüzyılınızdaki Kurtuluş Savaşınızda başka Milletlerin esareti altında yaşama Tehlikeniz söz konusu iken, şimdiki Kurtuluş Programında ise her bir Atatürkçünün vermiş olduğu Mücadelenin başkalarının himayesinde yaşamayı şiddetle Reddetmeleri olduğunu artık Bilmeniz ve Anlamanız gerektiğini Vurguluyoruz.
ATATÜRK'ün Kurduğu Türkiye Cumhuriyeti; başka Milletlerin himayesinde yaşamaktansa yok olmayı tercih eden bir İradenin Ürünüdür. Aynı şekilde Atatürkçülerin, içinde bulunduğu durumun anlaşılabilirliliği açısından başkalarının himayesinde yaşayan ve boyun eğen bir uşak, köle olarak kişilikten ve haysiyetten yoksun karaktersiz bir biçimde yaşamaktansa Atatürkçü Kimliği ve Kişiliği ile Bağımsız bir Karakter ve Hür bir İrade olarak yaşamaya Karar vermek olarak da tanımlanabilir.
Eğer Ülkesinin göz göre göre mahvoluşuna seyirci kalan ve kendilerine Atatürkçüyüm diyenler, olaya sessiz kalıyor ve ellerinden geldiği halde hiçbir şey yapmayıp, suskun kalabiliyorlarsa, Ülkesine en büyük ihaneti ve kötülüğü işleyenler olarak Tarihe geçecektirler. Onların kaybı da bir ömür boyu sürecek olan başkalarının himayesinde yaşamaya mahkum kaldıkları esarettir. Ülkenin Söz Sahibi olarak tercih edilen ve kabul edilen Atatürkçülerin neden büyük bir titizlikle seçildiklerini de Sanırız olayın açıklığa kavuşturulmasıyla Anlaşılmıştır.
Atatürk'e ve Atatürkçülere saldıran herhangi bir zihniyete karşı bütünen dik bir duruş sergilemek bütün Atatürkçülerin ortak görev ve sorumluluğudur. Ülkesinin yok oluşuna ve harap edilmesine göz yummak hiçbir Atatürkçünün kabul edemeyeceği Özgecil bir Niteliktir. Ancak bu Niteliğini kullanabilenler Başarıya Ulaştılar. Zafer, Atatürkçülerindir.
ATA'nın Düşünce Anlayışında hakim olan Prensip; Uygulamayı birtakım safhalara ayırmak, olaylardan ve olayların akışından yararlanarak milletin duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve basamak basamak ilerleyerek hedefe ulaşmak için çalışmaktır. ATA'nın Partisi olarak ATA Tarafından Bizzat Kurulmuş olan CHP'nin bu zorlu süreçte Üstlendiği Görev ve Sorumluluk, ATATÜRK İLKELERİ üzerinden Toplumları ayrıştırmadan Ülkesinin Bütünlüğünü her ne koşulda, her ne pahasına olursa olsun Yerini getirmek amacıyla Varoluşunun Hakkını Layıkıyla Vermektir. ATA'nın Partisi mevcudiyetini ATA'ya borçlu olduğundan sorumluluklarını yerine getirmekle kalmamış Ülkesinin yok olmaması için ellerinden geleni yaparak Toplumları ayrıştırma tehlikesine karşın Bütünleştirme çalışmalarını ve çabalarını göstermiştir. Minnettarız. Ancak arzu edilen Toplumsal Olgunluk oluşamadığı sürece Zaferin zaten Atatürkçülerin olduğu Düşüncesi Hakim olamaması durumunda önünüzdeki engelleri nasıl ortadan kaldırabilir ve nasıl Ülkeyle Toplumsal Birliği ve Bütünleşmeyi icraate geçirebilmek Düşüncesi Hayata geçirilebilinir?
Atatürkçülerin ATA'nın çizdiği yoldan sapmadan ilerlemeleri, yöneldiği Hedeften asla ve hiçbir şekilde sapmaması gerekliliği Zaruridir. Bu zorunluluk Atatürkçüleri Birlik ve Beraberlik içersinde tutmayı ve ortak hareket etme güdüsüyle Ülkesini ve Toplumunu daha ileri seviyelere taşıyabilecek potansiyeli harekete geçirir.
Toplumsal olarak yaşadığınız zorlukların üstesinden gelebilmeniz için Gerçeği hep birlikte tarafsız bir bakış açısıyla gözlemleyip, Tarihi akışınızı net bir şekilde görerek ona göre kararlı adımlar belirlemeniz Toplumsal olarak hem Kazancınızı hem de Başarınızı kaçınılmaz kılacaktır.
Ata Kanalı / 2022.09.18
Yorumlar
Yorum Gönder