Ana içeriğe atla

Atatürk Türkiyesi | Kısım 1 - NUTUK

Atatürkçü bir Kimlik; başkalarının himayesinde yaşamayı her ne pahasına olursa olsun Reddetmektir. Hatırlarsınız geçmişteki yüzyılınızdaki Kurtuluş Savaşınızda başka Milletlerin esareti altında yaşama Tehlikeniz söz konusu iken, şimdiki Kurtuluş Programında ise her bir Atatürkçünün vermiş olduğu Mücadelenin başkalarının himayesinde yaşamayı şiddetle Reddetmeleri olduğunu artık Bilmeniz ve Anlamanız gerektiğini Vurguluyoruz.

ATATÜRK'ün Kurduğu Türkiye Cumhuriyeti; başka Milletlerin himayesinde yaşamaktansa yok olmayı tercih eden bir İradenin Ürünüdür. Aynı şekilde Atatürkçülerin, içinde bulunduğu durumun anlaşılabilirliliği açısından başkalarının himayesinde yaşayan ve boyun eğen bir uşak, köle olarak kişilikten ve haysiyetten yoksun karaktersiz bir biçimde yaşamaktansa Atatürkçü Kimliği ve Kişiliği ile Bağımsız bir Karakter ve Hür bir İrade olarak yaşamaya Karar vermek olarak da tanımlanabilir.

Eğer Ülkesinin göz göre göre mahvoluşuna seyirci kalan ve kendilerine Atatürkçüyüm diyenler, olaya sessiz kalıyor ve ellerinden geldiği halde hiçbir şey yapmayıp, suskun kalabiliyorlarsa, Ülkesine en büyük ihaneti ve kötülüğü işleyenler olarak Tarihe geçecektirler. Onların kaybı da bir ömür boyu sürecek olan başkalarının himayesinde yaşamaya mahkum kaldıkları esarettir. Ülkenin Söz Sahibi olarak tercih edilen ve kabul edilen Atatürkçülerin neden büyük bir titizlikle seçildiklerini de Sanırız olayın açıklığa kavuşturulmasıyla Anlaşılmıştır.

Atatürk'e ve Atatürkçülere saldıran herhangi bir zihniyete karşı bütünen dik bir duruş sergilemek bütün Atatürkçülerin ortak görev ve sorumluluğudur. Ülkesinin yok oluşuna ve harap edilmesine göz yummak hiçbir Atatürkçünün kabul edemeyeceği Özgecil bir Niteliktir. Ancak bu Niteliğini kullanabilenler Başarıya Ulaştılar. Zafer, Atatürkçülerindir.

ATA'nın Düşünce Anlayışında hakim olan Prensip; Uygulamayı birtakım safhalara ayırmak, olaylardan ve olayların akışından yararlanarak milletin duygu ve düşüncelerini hazırlamak ve basamak basamak ilerleyerek hedefe ulaşmak için çalışmaktır. ATA'nın Partisi olarak ATA Tarafından Bizzat Kurulmuş olan CHP'nin bu zorlu süreçte Üstlendiği Görev ve Sorumluluk, ATATÜRK İLKELERİ üzerinden Toplumları ayrıştırmadan Ülkesinin Bütünlüğünü her ne koşulda, her ne pahasına olursa olsun Yerini getirmek amacıyla Varoluşunun Hakkını Layıkıyla Vermektir. ATA'nın Partisi mevcudiyetini ATA'ya borçlu olduğundan sorumluluklarını yerine getirmekle kalmamış Ülkesinin yok olmaması için ellerinden geleni yaparak Toplumları ayrıştırma tehlikesine karşın Bütünleştirme çalışmalarını ve çabalarını göstermiştir. Minnettarız. Ancak arzu edilen Toplumsal Olgunluk oluşamadığı sürece Zaferin zaten Atatürkçülerin olduğu Düşüncesi Hakim olamaması durumunda önünüzdeki engelleri nasıl ortadan kaldırabilir ve nasıl Ülkeyle Toplumsal Birliği ve Bütünleşmeyi icraate geçirebilmek Düşüncesi Hayata geçirilebilinir?

Atatürkçülerin ATA'nın çizdiği yoldan sapmadan ilerlemeleri, yöneldiği Hedeften asla ve hiçbir şekilde sapmaması gerekliliği Zaruridir. Bu zorunluluk Atatürkçüleri Birlik ve Beraberlik içersinde tutmayı ve ortak hareket etme güdüsüyle Ülkesini ve Toplumunu daha ileri seviyelere taşıyabilecek potansiyeli harekete geçirir.

Toplumsal olarak yaşadığınız zorlukların üstesinden gelebilmeniz için Gerçeği hep birlikte tarafsız bir bakış açısıyla gözlemleyip, Tarihi akışınızı net bir şekilde görerek ona göre kararlı adımlar belirlemeniz Toplumsal olarak hem Kazancınızı hem de Başarınızı kaçınılmaz kılacaktır.


Ata Kanalı / 2022.09.18

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PLANETİNİZE ATATÜRK’Ü TANITIYORUZ

ATATÜRK; Evrensel bir Yüce Görevlidir. O, İnsanlığın Altın Güneşidir. Evrensellikteki yeri ve Önemi asla Tartışılmaz. SİSTEM’in Kadrosunu oluşturarak SİSTEM’i Planetinize Tatbik eden İlk ve Tek Yüce Görevlidir. Evren Anayasasını bilen ve Ülkenizde ilk kez Meclis Yönetimini oluşturan ATATÜRK, Evrensel Anayasayı aynen tatbik etme ve uygulama Görevini, Talimatını alarak 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetini Kurmuştur. Ancak sonradan her şeyde olduğu gibi yanlış kullanım sonucu Din ile Devlet işleri birbirine karıştırılmış, dejenere edilmiştir. Bu dejenerasyon sonucunda 2023 Ekim itibariyle 2. yüzyılınıza bozuk bir yönetimle geçiş yaptınız. Milli İrade hiçe sayıldı. Millet hakimiyetinden tekrardan 1923 yılı aslında Milat olan bir Demokrasi Yönetim şeklinin bozulmasıyla beraber tamamen bu yönde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda elde edilen bütün Kazançlar iptal edilerek eski haline döndürüldü. Oysa ki Millet Hakimiyetini esas alan bu Yönetim biçimi Halkların ve Ülkenin Yarınlarının Teminatıy...

PLANETE UMUMİ BİLGİDİR

Artık Tabanı Tavana Yaklaştırıyoruz. Her Reformik Düzen aslında bir Altın Çağdır, her Göksel Kitap, bir Altın Çağın Anahtarıdır. Tüm Evrensel Yasaların Temelini teşkil eden BİRLİK - DİRLİK - DÜZEN üçlüsü doğrultusunda bozulmuş olan tüm Düzenin yeni baştan ele alınmasında Karar verilmiş olup, Planetin tamamını kapsayan ve üstünde yaşayan tüm Canlılarla birlikte şimdiye dek daha görülmemiş olan Büyük bir Değişiklikle Yepyeni bir Düzenin Resmen Kurulma Çalışmaları henüz tamamlanmıştır. Birleşim bu nedenle Şarttır Anlayışı ile Hareket etmenizi İstememiz bu yüzdendi. Toplumsal Bilinç ve Sorumluluklarınız dahilinde şimdiye dek Sizlere bildirilmiş olan bütün Bilgilerinizi kökten değiştirecek ve Sizleri bütün çelişkilerden kurtaracak olan İlim ve Bilim Yolunuz açıktır. Daha önceki Bilgilerinize ters düşecek ve Sizleri şimdiye dek alışılagelmiş dar kalıplarınızın içerisinde tutsak eden Bilgi Kirliliğinizden de bu sayede Kurtarılmış olacaksınız. Amacımız; Sizleri önünüzdeki Eşiği en az zararla ...

Altınçağ Bilgileri | Kısım 9

Cemiyet egosunu kendi menfaati uğruna kullanmanın getirdiği zararlar ve ziyanlar tüm Halkı açlık ve sefalet derecesine getirmiştir. Tüm Dünyanın geldiği bu dar boğazdan Planet olarak tek çıkış yolu olan Yeni bir Düzene uyum sağlayabilme sürecinden geçirilirken karşılaşılan uyumsuzlukların bir sonucu olarak meydana gelen olumsuz ve zorlayıcı koşulların İnsanlığı iki yüzyıl daha dayanılması güç bir ortama maruz bırakacağı Düşüncesiyle 23. yüzyıla kadar Planetteki olayların kendiliğinden gelişim yönü maalesef İnsanlığın gitmesi gereken yoldan saptığı ve bu yozlaşma çemberinin içersinde tutsak edildiğiniz ve çaresizliğiniz Karşısında ATA'nın İzniyle henüz daha başlarda olmanıza rağmen Öncelikli olarak Devreye bu amaçla Girdiğimizi yineliyoruz. Çünkü geri kalmış toplumların kendi kendilerine verdikleri en büyük zarar yine kendilerini yok ederek kendi iplerini kendileri çekecektirler. Bu yüzden hiç kimseyi zorla Atatürkçü yapmayın Dedik. Atatürkçülük; Çağın Değişiminde Kilit bir Ro...