Ana içeriğe atla

Yeni Atatürkçülüğün Doğuşu | Kısım 2 - NUTUK

Atatürk Türkiyesi ve bünyesinde yaşayan Halklar, Evrensel Değerlerle Bütünleşmiş, Refah ve Bolluk içersinde yaşayan Çağdaş ve İnsanlık Vasıflarıyla dopdolu bir Toplumsal Bilinç olarak Değişme zorunluluğu giderek son zamanlarda gerekli ve zorunlu bir ihtiyaç haline gelmiştir. Bir Ülkenin Kaderinin Bağımsız olması ne demektir? Bağımsızlık bir kere kazanılmışsa geri alınamaz. Ya İstiklal Ya Ölüm ile Kazanılmış bu Zafer Ebedidir. Bu Zaferi Taçlandıracak olanlar ise yüzyılın dönümünde Ülkenin Yönetiminde yer alacak olan Atatürkçülerdir. O yüzden Egemenlik Kayıtsız Şartsız yalnızca Atatürkçülerindir!

Atatürkçülüğün Yeni bir Oluşum olarak karşınıza çıkmasının tek nedeni; daha önceki Kurtuluş Savaşının anlamı ve mahiyetine dikkat çekerek bir Ülkenin Bağımsızlığı için verilen Birlik ve Beraberlik Savaşının ATA'nın Önderliğindeki Dahi Zekası, Azmi ve Savaşçı Kişiliği ile Karakteriyle Anadolu Halkının Beğenisini ve Saygısını Kazanmış bir Lider olarak çeşitli Toplumların Ortak Mücadelesiyle Ortak bir Dayanışma çerçevesinde Kazanılmış bir Zaferdi. Ancak gelinen dönemde başkalarına her ne koşulda olunursa olunsun boyun eğmeyen ve başkalarının himayesinde yaşamayı hiçbir şekilde kabullenmeyen bir Atatürk İradesi hükmündeki Atatürkçülerin Varlık Savaşlarıdır. Ancak bu, Bireysel bir İmtihan Süreci idi. Önceki Genel bir Zafer iken, şu anki Süreçte Bireysel Kazanımlar elde edilmektedir. Ki bu da Hakiki Atatürkçülerin Seçilişindeki tek kıstas olarak kabul edilmiştir. Başkalarının himayesinde yaşamaya alışmış olanların hiçbir şekilde var olamayacakları bir durum karşısında Atatürkçülerin Bağımsız Karakterlerinin verdiği bu Mücadele, diğer Atatürkçülerle Birleşince ve Bütünleşince aralarındaki Güçlü İşbirliği ve Dayanışma ile Birlik ve Beraberlik duygusu güçlendirilerek Bağımsızlık Benim Karakterimdir diyenlerindir bu bahsettiğimiz Zafer! Her ne koşulda olunursa olunsun başkalarının himayesinde yaşamaktansa Hür Vicdan ve Hür İrade olarak Bireysel Bağımsızlığını kazanabilmiş olan Atatürkçüler Bizimledir. İşte bu Bilinçlerden oluşan Yepyeni bir Atatürkçülük Oluşumu bünyesindeki Atatürk Türkiyesi Varlığını daha ilerki Çağlarda da devam ettirebilecektir.

Atatürkçülerin Seçilişindeki temel kıstas; başkalarının himayesi altında yaşamaktansa Atatürkçü Kimliği ve Kişiliği ile ön planda kalmaya çalışan Kişilerin Bağımsız Karakterlerinin verdiği Mücadele Takdire Şayandır. ATA'nın Bağımsızlığını Kazandırdığı Ortak İrade sonucu var olan bir Ülkenin yeniden ve tekraren Kurtuluşu gibi bir durum asla söz konusu değildir, lafı bile yanlışlıklarla dolu korkunç bir yanılgıya yol açacağından Bizlerin burada bahsettiği Ülkenin Kurtuluşunun zaten geçmişte kazanılan büyük Zaferlerin Eseri iken; gelinen Dönemin mecburiyetten kaynaklı olan uygulaması gereği Hakiki Atatürkçülerin Seçilişindeki kıstas olan bu ölçütün sağlıklı bir şekilde gerçekleşebilmesi için Hazırlanmış bir Mizansen Ortamda bulunduruldunuz. Ancak vermiş olduğunuz Mücadelenin sonuna gelmiş bulunuyorsunuz.

Her Atatürkçünün kazandığı bireysel edinim; Atatürkçü Kimliğini ve Kişiliğini herşeyin üstünde tutabilen bir Bilinçte yaşamını sürdürebilmektir. Yeni Atatürkçülüğün Oluşumunda temel ölçüt; Ülkesini ve Toplumunun Refahını her şeyin üstünde tutan, menfaat ve çıkardan uzak bir Toplumsal Bilincini oluşturduğu Yeni bir Toplumsal Kimliktir. Bu Toplumsal Kimlik; Atatürk Türkiyesi'nde Egemen Vasfı oluşturacağı için Atatürkçülerin Adil - İnsancıl - Hoşgörülü ve Tevazu sahibi olmaları Birincil Özelliğidir. Toplumun Değişmesinde temel faktör; Atatürkçülüğün yeni oluşumuyla birlikte Sürecin getirdiği Yeniliklere ve Değişiklere Toplumsal olarak bir Uyum Sürecindesiniz.

Atatürkçülüğünü geride bırakarak başka şeylerin hükmü altında yaşayan bireylerin hür bir irade oldukları düşünülemez. Atatürkçülük aynı zamanda Hür bir Vicdan - Hür bir İradedir. Atatürkçü Kimliğinin dışında en ufak bir menfaate ve çıkarı gözeten herkesin boyunduruk altında yaşadıkları için artık onlardan Atatürkçü diye Bahsedilemez. Ülkesinin Sorumluluğunu üzerine almayan / alamayan her Atatürkçü maalesef Yeni Dönemde Atatürkçü olarak Kabul edilmeyecektirler. Atatürkçülüğün gerektirdiği Sorumlulukları yerine getirmeyen her kişinin kaybı büyüktür. Ancak kazanç; daha önce de bahsedildiği gibi her bir Atatürkçüye verilmiş olan Egemenlik Hakkıdır.

Atatürk'ün Anlayışında bir Ulus, esir olarak yaşamaktansa yok olsun daha yeğdir hükmü bütün Atatürkçüler için Geçerlidir. Kurtuluş Programının temel şifresi olan ya Atatürkçü Kimlik ile var olup Ülkesinin ve Toplumunun Sorumluluğunu her şeyin üstünde tutan bir Bilinç olarak yaşamı idame ettirmek ya da başka fikirlerin altında yaşamaya mahkum edilerek Ülkesinin ve Toplumunun Refahı aksinde ATA'nın karşısında yer alabileceğiniz korkunç bir Esarettir. Seçimini herkesin bu yönde yapabilmesi yönünde herhangi bir zorlama ya da engel mevcut değildir. O yüzden hiç kimseyi Atatürkçü yapmak için Zorlamayın Denmiştir.

Atatürkçülerin karşı karşıya kaldığı durum, netice itibariyle ya Bağımsız ve Hür bir İrade ile yaşamına devam etmek ya da ATATÜRK'ün Bahşettiği Bağımsızlık'tan yoksun kalmaktır. Menfaat ve çıkarına yenik düşenlerin mesleğini kaybetme tehlikesine karşın çok kolayca saflarını değiştiren ebedi bir köleliğe esaret edilmeyi gerek korku ve gerekse de baskılara daha fazla dayanamayıp kabullenmiş olanlar olabildiği gibi aynı zamanda tüm tehditlere rağmen dik bir duruş sergileme cesaretini gösteren ve Ülkenin göz göre göre mahvoluşu karşısında daha fazla seyirci kalamayan Cesur Atatürkçülerin de var olabildiği gibi.


Ata Kanalı / 2022.09.18

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

PLANETİNİZE ATATÜRK’Ü TANITIYORUZ

ATATÜRK; Evrensel bir Yüce Görevlidir. O, İnsanlığın Altın Güneşidir. Evrensellikteki yeri ve Önemi asla Tartışılmaz. SİSTEM’in Kadrosunu oluşturarak SİSTEM’i Planetinize Tatbik eden İlk ve Tek Yüce Görevlidir. Evren Anayasasını bilen ve Ülkenizde ilk kez Meclis Yönetimini oluşturan ATATÜRK, Evrensel Anayasayı aynen tatbik etme ve uygulama Görevini, Talimatını alarak 1923 yılında Türkiye Cumhuriyetini Kurmuştur. Ancak sonradan her şeyde olduğu gibi yanlış kullanım sonucu Din ile Devlet işleri birbirine karıştırılmış, dejenere edilmiştir. Bu dejenerasyon sonucunda 2023 Ekim itibariyle 2. yüzyılınıza bozuk bir yönetimle geçiş yaptınız. Milli İrade hiçe sayıldı. Millet hakimiyetinden tekrardan 1923 yılı aslında Milat olan bir Demokrasi Yönetim şeklinin bozulmasıyla beraber tamamen bu yönde yapılan yoğun çalışmalar sonucunda elde edilen bütün Kazançlar iptal edilerek eski haline döndürüldü. Oysa ki Millet Hakimiyetini esas alan bu Yönetim biçimi Halkların ve Ülkenin Yarınlarının Teminatıy...

PLANETE UMUMİ BİLGİDİR

Artık Tabanı Tavana Yaklaştırıyoruz. Her Reformik Düzen aslında bir Altın Çağdır, her Göksel Kitap, bir Altın Çağın Anahtarıdır. Tüm Evrensel Yasaların Temelini teşkil eden BİRLİK - DİRLİK - DÜZEN üçlüsü doğrultusunda bozulmuş olan tüm Düzenin yeni baştan ele alınmasında Karar verilmiş olup, Planetin tamamını kapsayan ve üstünde yaşayan tüm Canlılarla birlikte şimdiye dek daha görülmemiş olan Büyük bir Değişiklikle Yepyeni bir Düzenin Resmen Kurulma Çalışmaları henüz tamamlanmıştır. Birleşim bu nedenle Şarttır Anlayışı ile Hareket etmenizi İstememiz bu yüzdendi. Toplumsal Bilinç ve Sorumluluklarınız dahilinde şimdiye dek Sizlere bildirilmiş olan bütün Bilgilerinizi kökten değiştirecek ve Sizleri bütün çelişkilerden kurtaracak olan İlim ve Bilim Yolunuz açıktır. Daha önceki Bilgilerinize ters düşecek ve Sizleri şimdiye dek alışılagelmiş dar kalıplarınızın içerisinde tutsak eden Bilgi Kirliliğinizden de bu sayede Kurtarılmış olacaksınız. Amacımız; Sizleri önünüzdeki Eşiği en az zararla ...

Altınçağ Bilgileri | Kısım 9

Cemiyet egosunu kendi menfaati uğruna kullanmanın getirdiği zararlar ve ziyanlar tüm Halkı açlık ve sefalet derecesine getirmiştir. Tüm Dünyanın geldiği bu dar boğazdan Planet olarak tek çıkış yolu olan Yeni bir Düzene uyum sağlayabilme sürecinden geçirilirken karşılaşılan uyumsuzlukların bir sonucu olarak meydana gelen olumsuz ve zorlayıcı koşulların İnsanlığı iki yüzyıl daha dayanılması güç bir ortama maruz bırakacağı Düşüncesiyle 23. yüzyıla kadar Planetteki olayların kendiliğinden gelişim yönü maalesef İnsanlığın gitmesi gereken yoldan saptığı ve bu yozlaşma çemberinin içersinde tutsak edildiğiniz ve çaresizliğiniz Karşısında ATA'nın İzniyle henüz daha başlarda olmanıza rağmen Öncelikli olarak Devreye bu amaçla Girdiğimizi yineliyoruz. Çünkü geri kalmış toplumların kendi kendilerine verdikleri en büyük zarar yine kendilerini yok ederek kendi iplerini kendileri çekecektirler. Bu yüzden hiç kimseyi zorla Atatürkçü yapmayın Dedik. Atatürkçülük; Çağın Değişiminde Kilit bir Ro...