Tarih tekerrür etmektedir. Eski Türkiye'nin bir yıkım eşiğine getirildiği ve yok olmak üzere olan eski anlayışın sona ermesiyle yepyeni bir Anlayış ortaya çıkmıştır. Yeni Atatürkçülüğün Doğuşu. Atatürkçülük Anlayışının temelinden bir Değişim geçirmiş olması sebebiyle bu yeni oluşan Akımın getirdiği dolaysıyla Atatürk Türkiyesi'nin Kuruluşuna zemin hazırlamıştır. Yeni Atatürkçülüğü tüm Ülkenin Kabullenmesi sonucunda Ülkedeki Değişim, daha önceki gibi benzer acıların yaşanması gibi değil de daha çok Fikirsel anlamda görsel bir şölene dönebilecek bir Muazzam Dönüşüme yol açacaktır. Tam Bağımsız bir Atatürk Türkiyesi'nin Kurulum aşamasında iken iç ve dış güçlerin olumsuz etkileri ile Ülke ve Halkların harap edildiği Gerçeği Işığında bu zorlu süreçte en büyük Sorumluluk Atatürkçülerindir. Zira Atatürkçüler tarafından Kurulumu sağlanılan Atatürk Türkiyesi'nin Bağımsızlığı uğruna hareket etmeleri sonucunda daha yüzyıllar boyunca ilelebet devam edecek bir Ülkenin Kuruluşunun yüzyıl dönümündeki Zaman döngüsü tesadüf değildir. Ülkenin her tarafındaki Dil - Din - Irk ve Mezhep farkı gözetmeksizin bütün Atatürkçülerin tek bir Amaç doğrultusunda hareket etmeleri ve Birleştirilmeleri zorunlu bir hal alan bu Süreçte; Yeni oluşan Atatürkçülüğün Değişen ve Sürekli Yenilenen bir Akım olması sebebiyle Toplumun Genelince iyice Anlaşılmalı ve Benimsenmelidir. Ülke ve Devlet Bilincinin herşeyin üstünde tutulduğu bir Anlayış ortaya çıkmıştır. Toplum Bilincinin bu yönde oluşturulması ve herşeyin üstünde bir Ülke Bilincine gelinmesiyle beraber Atatürkçülerin de Yurtsever ve Vatan Sevgisinin arttırılması sonucunda yepyeni bir safha oluşturmaktadır.
Ancak bir önceki durum Mustafa Kemal'in Önderliğinde yepyeni bir Bağımsız Ülke yoktan var edilmiş ve Bağımsızlık uğruna büyük bir Mücadele verilmiş ve bu uğurda Kurtuluş Savaşı Kazanılmıştı. Tekrar eskiye dönme gibi yaklaşım oldukça eskidir ve yanlıştır. Temelinden Değişen ve Güçlendirilmiş bir Ülkenin hele hele yoktan var edilen böylesi Muazzam bir Vatanın yok edilmesi asla mümkün değildir. Bu Güçlü Temel üzerinden Değişim geçirmiş bir Ülkenin Mevcudiyeti Daimidir.
Yurdun her tarafı yer yer işgal altındayken ömrünü tamamlamış bir İmparatorluğun yıkık dökük enkazlarından yepyeni bir Ulus Bilinci doğmuştu şimdilerde ise eskinin üzerine yeniyi inşa ederek yepyeni bir Atatürkçülük Bilinci doğmuştur. Yeni gelişen bu Atatürkçülük Bilinciyle Toplumun genelinin bağdaşması sonucu olarak Atatürk Türkiyesi'nin Kurulumundan kastımız; yeniden bir yepyeni bir Ülkenin var olması değildir, lütfen bunun yanlış ve örtüşemeyecek uç noktalara kaymasını önleyebilmek adına temkinli açıklamalarımızın yeterince net anlaşılır kılınmasını İstiyoruz: Var olan bir Ülkenin Değişimi ile beraber Değişen Çağa paralel Gelişen ve Yenilenen bir Ülke olarak Çağdaş - Modern ve Yeni Atatürkçülük Değerleriyle Bütünleşmiş Evrensel bir Oluşumdan ibarettir.
Türklük bilinci yine yanlış anlaşılmasın Dil - Irk - Din gibi farklılıkların artık geride kaldığı Anlayışa bağlı olarak Evrenselleşmenin getirdiği yeni Kurallar, Prensipler söz konusudur. Bunlardan birisi de Türklük yerine Atatürkçülük Bilinci Hakim Kılınmıştır. Amacımız; herhangi bir Irka ya da İnanca karşı bir Saygısızlık elbette ki değildir ancak daha yüzyılınızın öncesinde yaşanılan Çağ gereği birçok İmparatorlukların dağılması ve yerlerine Milli Devlet Anlayışının ortaya çıkmasıyla beraber nasıl ki İmparatorluk algısından vazgeçilmişse ve yerine Bağımsız Devlet Anlayışı getirilmişse aynı şekilde şu andaki yaşadığınız Çağın Değişimin getirdiği yeni özellikler, yeni kurallar gereği eski düzenin sona erdiği, Yeni Düzenin getirildiği ve eski anlayışla yeni anlayışın yer değiştirmesi gibi düşünebilirsiniz.
Bu etapta Evrensel Değerlerin kazanıldığı bir Toplumsal Algı oluşturmaya Çalışıyoruz. Atatürkçülük; Evrensellik İlkesi ile uyumlu ve sürekli kendini yenileyebilen, geliştiren ve çağın değişimine paralel olarak daimi güncellenen Yenilikler Akımıdır. İhtilallerin sonrasındaki Avrupa'nın yaşanan Refah düzeyinin artışıyla Halkların uzun süren bir Barış Ortamında yaşamaları gibi. Tabi eski anlayışın yıkılması gerekli olduğu Ortamlar çoğaltılmıştır. Bu yeni ortamlarda bağnazlığa ve geri kalmışlığa asla yer yoktur. Atatürkçülerin özellikle bu Yeni Bilinçte yer almaları Evrensellik açısından oldukça Değerli ve Önemlidir.
Bağımsızlık, bu Ulusun Kaderidir. Zira bu Temeli ATATÜRK Tarafından Bizzat oluşturulmuş olması sebebiyle tüm Dünyaya Örnek teşkil edebilecek bir Ülke olmanız Sizleri bu esaretten ebediyen Kurtarmıştır. Atatürkçüler o yüzden Bağımsız ve Hür bir İradedirler. Onlara bu Hak ; Egemenlik olarak ATA Tarafından Bizzat Verilmiştir ve bu Egemenlik hiçbir şekilde Atatürkçülerden zorla ya da baskı yoluyla alınamaz. Çünkü mahiyeti gereği Evrensel bir Kural'dır.
Ata Kanalı / 2022.09.18
Yorumlar
Yorum Gönder