Bilinçlerin aydınlanamamasından kaynaklı giderek artan bir yozlaşma ve bunun sonucunda oluşan aptallık. Bilinçlerin aklını ve mantığını kaybederek şuursuzca hareket etmeleri aynı zamanda onların da aptallık derecesinde olduklarının göstergesidir. Toplumun geneline yayılan bu aptallaşmanın girdabına kapılmadan ilerleyebilmenin ön koşulu Maneviyatın devreye alınmasıdır. Eski Düzene ait herşey geçerliliğini yitirmişken Toplum genelinde yapılması beklenen köklü değişikliklerin bir türlü yapılamayışı giderek kaosa sürüklenen Toplumsal felaketin ağır sonuçları ile karşı karşıya kalınmış anlamına gelir. Bu etapta yapılması gereken şeylerin ne olduğu konusunda hala sorgulamada yetersiz kalınıyorsa ve Toplumsal sorunlar içinse nitelikli çözümler üretilemiyorsa yaşanan tıkanıklığın giderilmesi de pek mümkün değildir.
Toplumsal değişimin meydana gelmesinde ve eski sistemin usullerinin artık işlevsizliğin anlaşılmasında hatta toplumsal ilerleyişte birtakım aşamalardan geçirilmesi esnasında yardımcı görev pozisyonunda yer alan Bilgi Kitabının Toplumca kabulü sağlanılmalı ve Kitabın içeriğindeki Bilgilerle entegre olmuş bir Toplumsal yapıya ulaşılması hedeflenmelidir. Ülkenin Yönetimsel şeklinin ise Bilgi Kitabı doğrultusunda oluşturulması, yaşanacak toplumsal tehlikelerin de önüne geçilmesi hususunda yeterli bir potansiyelde olduğunun Bilincine ve Farkına varılıp İdrak edilmesi gerekliliği göz önünde tutulmalıdır.
Bilgi Kitabı, resmen devreye girip Dünyasal görevini yapmaya çoktan başlamıştır ki Planette yaşanan çoğu zorunlu ve olumsuz gibi gözüken birtakım değişikliklerin de sebebi mahiyetindedir. Bilgi Kitabı, İnsanlığın bu zorlu yolculuğunda yardımcı ve kurtarıcı niteliğiyle beraber ilerleyişinizde de aynı zamanda Sizlere Rehberlik etmek üzere Sistem tarafından bizzat Planetinize sunulmuştur. İçeriğindeki Bilgilerin kavranılamayışının meydana getirdiği sorunlar giderek işin içinden çıkılamaz hale getirilişinin bir sonucudur da aynı zamanda. Bu yüzden Toplumun ve Dünyanın iyiliği açısından artık dizginlenmesi gereken Egosal faktörlerin derhal durdurulması yönünde geniş çaplı çalışmaların yapılması gerekmektedir. Bu çalışmalar, Toplumsal yozlaşmanın bitirilmesine, sona erdirilmesine yönelik çalışmalar olunmalıdır. Toplumsal yozlaşmanın daha sonraki süreçlerinde her bir İnsanın nasıl bir tehlikeli silaha dönüşebileceği Uyarısını da yapmak zorundayız. Çünkü İnsanlıktan beklenen gerekli adımların hala atılamaması yüzünden geç kalmışlık ve ne yapacağını bilememenin çaresizliği girdabına yakalanmak üzeresiniz.
Hakikatin idrakinde olan büyük çoğunluk bu sebepten Maneviyat çalışmalarını devreye alarak İnsanlığa bu yönden yardımcı olmaktadırlar. Kendilerine minnettarız. Ancak hala Toplumsal farkındalık düzeyinin yetersiz kalışı ve çözümlere uzak dünyevi aldatmacaların peşinde giden çoğunluğun yozlaşma girdabına takılı kaldığı sürece İnsanlığa yardım etmeye çalışan Dostlarımızın da deyim yerindeyse elleri, kolları bağlanmış şekilde çaresizliğe sürüklenmelerine sebebiyet verilmektedir. Toplumların aydınlanmasında temel faktör Bilinçlenme yoluyla Farkındalığın arttırılması ve Bilinç düzeyinin değişimi ve gelişmesi gerekliliğidir.
Toplumsal bilinç düzeyi göz önünde tutulduğundan ilerlemeniz için gerekli Bilgiler zamanında verilemediği ya da alınamadığı için maalesef Toplumsal üzücü olaylar da meydana gelmektedir. Ülkenin değişimi, Toplumların değişimi ve Dünyanın değişimi aynı paralellikte devreye alınmalıdır. Aksi halde yaklaşan Çağın gerektirdiği Değişimi yakalayabilmenizde aşırı sorunlar ve uyumsuzluklar yaşanacağından korkunç bir dengesizlik hakim olacaktır.
Artık Hakikatin tüm Bilinçlere kazınma zorunluluğu Sürecindeyiz. Toplumun Gaye olarak benimsenmesi gereken tek Amacın, İnsanlığın ilerleyişinde engel olan Egonun yıkıcılığının durdurulması gerektiği yönündeki Farkındalığın yaygınlaştırılmasıdır. Hala Ego bazlı hareketlerin devam ettirilişi İnsanlığın her geçen gün aleyhine olduğu Gerçeğinin bir an önce ifşa edilmesi gerektiğinin bilincinde olunmalıdır.
Bu gayenin sorumluluğunu bilinçli - bilinçsiz herkes yüklenmelidir. Toplumsal şiddetin, baskının, öldürmenin bir sonraki safhası kitlevi yok oluşların meydana gelmesi sonucunun farkındalığına gelinmelidir. Planetin durumu pek de iç açıcı değildir. Giderek artan dengesizliklerin ve kaosun yarattığı ağır ızdırapların gene Toplumlarca yaşanılması sonucunun sebep - sonuç ilişkisinin anlaşılması yönünde İdrak Bilinci oluşturulmalıdır. İnsanların başkaları yüzünden acı çekmeleri sorumsuzca gelişen hareketlerin Topluma verdiği en korkunç hatalardır.
Sizlere tek bir Hakikat yolu çizilmiştir. Sizlere gösterilen bu tek yolda beraberce el ele verip, Gezegenin ve İnsanlığın Geleceğinin sorumluluğunun yüklenilmesi gerekliliği, Toplumların bu Tek yolda birbirlerini kırmadan, incitmeden, dayanışma içersinde yürünerek sorumlu davranma şeklinin benimsenmesi ve bu yönde hareket edilmesi hepinizin hayrına olacağından bunun dışında Sizleri kurtarabilecek başka yol, çıkar maalesef yoktur. Öncelikle bunun bilincine varılması ve Sizler için belirlenmiş olunan bu Hakikat yolunu görebilmeniz ve bütün farklılıklarınıza rağmen Ortak Bilinçte buluşabilmenin Erdemine ulaştırılmalısınız. Sizlerden beklenen Toplumsal sorumlulukları hala üzerinize alamadığınız sürece Sizlere karşınıza çıkan olumsuzlukların ne ifade ettiği konusunda hala isteksiz ve kararsız kalabiliyorsanız İdrakten yoksun kalışınızın ağır faturasını Sizler ve sorumluluğunu taşıdığınız Halklar ödeyecektir ki görünen odur ki ödemeye mahkum kalışlarının sebebinin de Sizlere verilen tavsiyeleri ve önerileri bilinçli şekilde devreye alamadığınız hatta yabancı kaldığınız bu İdrak potansiyelinden uzak kalarak Bilince varamayışın çözümsüzlüğü hapsine sıkışıp kalmışsınız. Sizler kurtaracak tek çözüm yolu önünüzde duruyor ve Sizlerin bu yöndeki umarsızlığı hala kendi bildiğinizi yapmanın dışına bir türlü çıkamayışınız aynı zamanda cesaretten yoksunlaşarak Bilinç ve İdrak seviyenizin Toplum genelinde kalitesel şekliyle oturtulamayışının sorunlarından kaynaklı birçok acı verici olayların yaşattığı ağır etkilerin Toplumsal yara şekline dönüştürülmesini engelleyici çareler arayıp bulmak yerine süregelen alışkanlığı devam ettirmekteki ısrarınızın karşılığını fazlasıyla zarar göreceğiniz şekliyle karşı karşıya bırakılmış durumdasınız.
Toplumsal gerilikten kaynaklı aptallaşma seviyesi bir çığ gibi yükselmiştir. O yüzden bazı önü alınamayan toplumsal kargaşalıklar oluştuğu için saldırganlaşma giderek korkunç bir hal almıştır. Toplumsal düzensizlikler yaygınlaşmış ve Halkların güvenliği ciddi derecede büyük bir tehlikeye girmiş ve Toplumların iyiliğini Amaç edinmiş Dostlarımız da yaptıkları her harekette hedef gösterilerek ya saldırılara maruz kalınıyor da pasifize edilmek isteniyor. Bu şekilde bir çözüm sağlanılamayacağı bilgisinin farkedilmesi, Toplumun iyiliği yönünde birtakım girişimlerin yapılması gerekliliği, Halkların doğru bir şekilde farkındalığının oluşabilmesi için gerekli tüm imkanların seferber edilmesi zorunluluğunun idrak edilmesi durumuna geçilmelidir. Toplumların daha fazla zarar görmemesi için birtakım ciddi adımların atılması, yanlış olan şeye karşı doğru bir tavır sergilenmesi Bilincine sahip olunmalıdır.
Dünya yüzeyindeki bütün Toplumların birbirleriyle kaynaşmaları, uyum içersinde nasıl var olabileceklerini, birbirlerine zarar vermeden nasıl doğru bir şekilde yaşayabilecekleri konusunda Bilgilendirilmeleri ve böylelikle de Üst Bilinci edinmeleri yönünde gerekli tüm çabaların gösterilmesi gerekmektedir. Bu yolla bütün Toplumların maddi - manevi kitlevi yardımlaşma yolunu seçmeleri yönünde girişimlerin ve gayretlerin oluşturulması düşünülmelidir. Toplum içersindeki uyumsuzlukların giderilmesi söz konusu değilken bir Toplumun diğer Toplumlarla kaynaşması ya da uyum içersinde yaşanılması fikri de ne yazık ki geçersizdir.
Yeryüzündeki bütün Toplumların aynı farkındalık seviyesine getirilme çabaları ya da çalışmaları hala yetersiz düzeyde kaldığı için savaşların kaçınılmaz olduğu fikri toplumlarca anlaşılması gerektiği hususunda bilinçli farkındalık yayılmalıdır. Dünya Halklarının açlık ve susuzluk yaşayacağı koşulun hemen öncesinde bu bilinçli farkındalığın oluşturulmasıyla çözüm üretici değişikliklerin devreye girmesiyle olabilecek en olumsuz koşulları en olumluya çevirebilmek mümkündür. Dünya İnsanları Zamanın bir devresinde Uzaylılarla ortak Çalışmalar içersine gireceklerdir. Hala bu istenen düzeye gelinemeyişinin yarattığı olumsuzluklar Gezegeni giderek zorlayacaktır. Birçok yerde Doğa felaketleri yaşanmaya başlayacak ve kıtlığın, savaşların yayılması ile neredeyse yaşanamayacak bir ortama dönüştürülmeniz an meselesi. Durum böyleyken Duyarlı ve Bilinçli Vatandaşlarımızın yaptıkları çalışmalarla değişik yönlerden pasifize edilerek engellenmeye çalışılma provakasyonları İnsanlığı daha da kötü bir duruma getirmiştir.
Hayat tarafından sıkıştırılarak çözümsüz bir koşula doğru sürüklenmekte iken Hayat karşısında Toplumca nasıl doğru hamleler yapılmalı anlayışına getirilmelisiniz. Hayata karşı doğru tepkiler veremediğiniz sürece İlerleyişinizde hep tıkanıklıklar, olumsuzluklar olacaktır. İnsanlık olarak doğru ilerleyişinizi nasıl oturtabileceğinizi, Gelişiminizde nelerin önemli olduğunu, nelerin gereksiz olduğu düşünceleri ile doğru bir şekilde hesap yapabilme becerisini edinmelisiniz. Bir sonraki safhanıza geçerken içinde bulunduğunuz koşulları en doğru şekliyle kullanabileceğiniz yeteneğini güçlendirmelisiniz. Gelişiminizin maksimum düzeyde seyredebilmesi için Bilinçli çalışmaların yapılması gerektiği Zamandasınız. Dünyeviliğin artık bomboş ve tatminsizlik hissiyatın yoğunlaştığı anlarınızda Gelişiminize odaklanmanın gerekliliği Uyanışındasınız. İnsanların birbirine zarar vermelerini önleyebilmenin tek koşulu; İnsanlığın Maneviyata uyumlanması sürecini hızlandırmalısınız.
İnsanoğlunun Bilincinde yaşanacak en büyük Devrimi yaşamak üzeresiniz. Bilinçte oluşan bu Devrim ile İnsanlığın daha ilerki Bilinç seviyesine ulaştırılacağı ve Gelişim yolunda katedeceğiniz yollarda ardı ardına gerçekleşecek safhaların oluşum şekline uygun Düşünme şekli ve Anlayış biçimi gelişecektir.
Toplum olarak bir sonraki safhanız Atatürk Türkiyesi'nin oluşumudur. Atatürk Türkiyesi'nde yaşayan Toplum, Bilinçli bir Topluluktur. Bu Topluluk, Değişime ayak uydurabilen, kapasitesi ve bilinç düzeyi yüksek bir yapıdadır. Egolarını yenmiş Bireylerin bilinçli çalışma yaparak Bilgi ve Algı seviyesini arttırabilmiş Bilinçlerden oluşacaktır. Bu Bilinçlerin kendi aralarında oluşturdukları Güçlü Bağ sayesinde birbirlerine karşı uyum içersinde yaşayacakları Ortam hazır hale getirilmiştir.
Toplumsal olarak artık tatmin ve şekil boyutunu aşarak daha ilerki bilinç seviyelerine doğru yol almanız, Bilinç farkındalığı üzerine daha Evrensel çalışmaların yapılması, oluşan bu İdrak seviyesinin genişliği ile de tabuların ve önyargıların kaldırılması söz konusudur. Daha Evrimleşmiş Bilinç düzeyine doğru ilerlerken ayağınızın altındaki topraktan dahi özür dileyebilecek bir kapasiteye eriştirileceksiniz. Böylesine hoşgörülü bilinçlerden oluşan Aydınlanmış bir Toplum, daha ileri Bilinç safhalarına doğru hızla ilerleyecektir.
Başkalarını kontrol etme anlayışı sona erdirilmelidir, kula kul olma anlayışı bitirilmelidir. Başkalarına menfaat ve çıkar beslemeden koşulsuz yardımsever koşuluna gelinmelidir. İnsanların Bilinçli yaşamaları yönünde Bilgi düzeyi arttırılacak Bilinçlenme ortamları sağlanılmalıdır. Toplumun değişmesi ve gelişmesi yönünde atılacak adımlar üzerinde düşünülmeli, bir sonraki Bilinç düzeyine bağlı olarak Bilinçli çalışmalar yapılmalıdır. Yarınları olumlu yönde şekillendirebilecek Düşünce tarzı ve yaklaşımı geliştirilmelidir. Başkalarına yardım anlayışı üst - baş giydirme, karın doyurma şeklinden daha çok İnsanların yaşamlarında kalitesel değişikliklerin yapılmasına yönelik yardım anlayışına dönüştürülmelidir.
İnsanlık tarihinde Dünya gezegeninin gelişimi yönünde olayların oluşumu ile birlikte İnsanlığın Evrimleşmesinde MUSA ile başlayan İSA - MUHAMMET MUSTAFA - MUSTAFA KEMAL ATATÜRK ile devam eden ve şuandaki MEVLANA ( Bülent Çorak ) ile son bulmuş bir Program yürütülmüştür. Mevlana olarak Bilinen Bilgi Kitabını yazan Altın Çağın Kalemi aracılığıyla Altın Çağın Kitabı olarak Realite tarafından Planete sunulan bu Kitap sayesinde İnsanlığı bir sonraki Çağa doğru kavuşturulmasındaki Rolü çok büyüktür. Bu Kitabın İnsanlığı yetiştirici özelliği sayesinde Yarınlara hazırlayıcı Güçlü bir Bilinç olabilme açısından direkt Evrimleştiren bir potansiyeldedir. ATATÜRK'ün Kurduğu bir Ülke olması sebebiyle Bilgi Kitabının bu Ülkede oluşturulması Sistemin ANA Kanalı olma Özelliğinden kaynaklanmaktadır. ATA'nın Altın Çağın Kurucusu olduğu Bilinci doğrultusunda ATATÜRK TÜRKİYESİ'nin direkt Görev Ortamı olduğu bu sayede daha iyi anlaşılmalıdır. Yeni Dünya Düzeninin de oluşumu bu yolla gerçekleştirilmektedir.
Bilgi Kitabının direkt devrede oluşu ile birlikte İnsanlığın daha ilerki safhalara yönelik bir Hazırlık Süreci başlatılmıştır. Bir Üst Toplum Bilincinin oluşumu yönünde çalışmalar yoluyla İnsandan İnsana yansıma sistemi sayesinde daha hızlı bir Evrim programı yürütülmektedir. Bilgi Kitabı, Toplumsal Düzeydeki kilitleri açan bir Anahtar Kitaptır. Bu kilitlerin açılmasıyla değişik ve farklı ortamlara geçiş hızlıca yapılmaktadır. Bununla birlikte Toplumsal bakış açısı da daha geniş, daha kalitesel, önyargısız, tabulardan ve tutkulardan arındırılmış daha yüksek bir bakış açısı haline dönüşecektir. Toplumların yaşadıkları olaylara bakış açısı derinleştikçe neyi neden yaşandığı bilgisi ve bilinci ile Geleceği yönünde sağlam bir Öngörü kazanabilecektir.
Bilgi Kitabının aktardığı Bilgileri kavrayabilecek bir Bilinç düzeyine ulaştırılarak, verilen Bilgileri Toplumun Gelişimine yönelik doğru bir kullanım şekli oluşturulmalıdır. Bu Bilgilerin uygulanmasını sağlayabilecek ortamlar oluşturulacak daha hızlı bir Gelişim yolu seçilmelidir. Bu sayede daha Güçlü bir Bilince oturacak İnsanoğlu, Yarınlarda neyi doğru yapıp, nasıl gelişebileceği yönünde kararlı bir şekilde İlerleyişi Garantisini edinir. Bunun için de Bilgi Kitabının içeriğindeki Bilgileri Toplumsal Görüşlerin Frekanslarına göre yansıtıcı Merkezler oluşturulmalıdır.
Kişisel tatmin olmadan Bilgileri Toplumun Bakış açısına göre Değerlendirmek, şahsi düşüncelere yer vermeksizin İnsanlığın gelişimine endeksli verilmelidir. Planetinizin yarınlarına yönelik verilen Bilgileri doğru bir şekilde uyarlayabilmeniz, Akıl - Mantık ve Şuur bütünlüğünde kullanabilmeniz, Toplumun Bilinç seviyesinin artışını ancak bu şekilde yapabilmenizle mümkündür.
Bu sayede oluşacak Süper Bilinçler Toplumun Değişiminde rol alacaklar ve aldıkları Bilgilerin Topluma uyarlanışında söz sahibi olacaktırlar. Böylelikle de Toplumsal Bilinç seviyesindeki kaliteli ve kademeli artış sağlanabilecektir. Bu yolda İnsanın İnsana saygısı ibadetlerin en kutsalıdır anlayışı hakim olmalıdır. Bu anlayış doğrultusunda bir yaklaşım biçimi benimsenmelidir. İnsanlara ve diğer her şeye olan yaklaşım biçimi zarardan faydaya ancak bu şekilde dönüşebilir. İnsanların Bilinçlenmesinde katkısı olacak çalışmaları Evrensel niteliğini kazanması ve Yarınlarda daha geniş bir kapasite ile Evrimleşme yolunun çizilerek bu gerekli Bilgilerin alınmasını çabuklaştıracak ve özümsenerek daha da ilerki safhalara hızlıca geçişin yapılabilmesi bu Bilgilerle olabildiğinde Uyum sağlayabilmek ve Bilgilerin gerektirdiği Kişilik yapısına sahip olunmalıdır. Bazı üst nitelikler Evrimleşmenin sonucunda kazanılır. Doğal ya da sonradan görerek öğrenme şekli biteceğinden İnsanların Evrimleşmesi için gerekli olan Bilgilerin alınımı sağlanılarak Toplumun gelişmesinde faydalı Bilgilerin doğru olarak kullanımı sonucunda meydana gelecek Değişikliklerle birlikte Çağa adım atılacaktır.
Toplumsal düzenlilik sağlanılırken başkalarının hakkını yemenin en büyük günah olduğu Bilincine ve Anlayışına gelinmelidir. Alınan Bilgileri özümseyerek o Bilgilerin ışığında hareket edebilmek Yarınların Mutlu ve Hoşgörülü İnsan yapısına da zemin hazırlayacaktır. Aslında Ülkeler arası olan olaylar, Ülkelerin idari düzenlerinin bozulmasında temel etken Kalıcı bir Düzen Değişikliğine doğru gidildiğindendir. Bunun da İnsanlığa en büyük hediye olduğu Zaman Dilimi içersinde anlaşılacaktır.
İnsanların şartlanmışlıklarını yenmeleri için lüzumlu değişikliklerin yapılma zamanı geldiği için birçok olumsuz gibi gözüken hadise cereyan etmiştir. Planetteki her değişiklik, bir sonraki safhaya geçişin zorluklarını teşkil eder. Bu yüzden genelde İnsanoğlu bu Değişiklikleri olumsuz olarak nitelendirir. Oysa Bilinmeyenlerin içersine dalsaydınız Hakikati tüm çıplaklığıyla görürdünüz. Yeni Düzenin oluşması demek eskinin yıkılıp üzerine yeni bir düzen şeklinin oturtulması demektir.
İnsanların İnsanları küçük görmelerine, ezmelerine ve hoşgörüsüzlükle saldırmalarına göz yumamayız. Hakikatin idrakinde olanlar çok iyi bilirler ki bu ilkelce ve çağdışı zorbalıkları devam ettirmek isteyenlere oluşan bu Yeni Düzende asla yer yoktur. Zaten Yeni Düzenin gayesi budur. İnsanların İnsanlara bakış açısını yenilemek, daha Saygılı ve Hoşgörülü ortamlarda bulunabilmek ve Uyum içersinde yaşayabilmeyi Bilmektir.
Artık Dinler devri kapanmış Bilgi Çağı başlamıştır. Bilinçlerin Aydınlanacağı bir Çağ gelmiştir. Bilinçlenen ve Aydınlanmış İnsanlarla beraberiz. Amacımız İnsanlığa hak ettikleri Mutlulukları yaşayacağı Altın bir Çağı getirmektir. Yapılan bütün Çalışmalar, İnsanlığın ve Planetin hayrınadır. Tabi zorunlu Değişiklikler de buna Ülkelerin idari yapılarındaki bozulmalar da dahildir.
Bizim İnsan Kardeşlerimizden tek Ricamız; Doğadaki herşeye Sevgi ve Saygı ile yaklaşmanızı İstiyoruz. Planetinizde artık kan dökülmesini İstemiyoruz. İnsanların birbirlerine kin ve nefretle değil, Dostça yaklaşmalarını İstiyoruz. Bizler, Sizlere yardımcı Güçleriz. Kötülüğünüzü isteseydik farklı pozisyonlarda olurduk. Hala niyetimizi anlayamadınızsa bu, Sizlerin Bizleri anlamanızdaki çabaların yetersiz kalışındandır. Aslında bu Yeni Düzenden çekinmeniz yersizdir çünkü Sizler Altın Çağın eşiğinde tutacak Değişikliklerdir bu bahsettiklerimiz. Sizlere Bizlere inanın Dediğimizde bile Sizleri ikna ediyormuşuz gibi oluşan bu görüntü aslında ne kadar Üzücü bir bilseniz. Tahmin etseydiniz Bizlerin Sizler için o kadar Uğraştığımız şeylerin Bilincine varırdınız ve Bizlerle çoktandır Beraber ve aynı Ortak hareket ediyor olurdunuz. Bu Sizlerin Bizleri öğrenmekteki yetersiz çabalarınızın getirisidir. Hata Bizlerden kaynaklı değil. Sizlere olan Hitabımız Asırlardır devam etmesine rağmen hala çoğunluğunuzun Bizlerin varlığından dahi habersiz kalışı bu Durumu apaçık göstermiyor mu ? Bizlerden korkacağınıza ya da çekineceğinize Sizler kendi aranızdaki art niyetli kötü hemcinslerinizden çekinin ( burada hemcins; İnsan ırkı olarak kastedilmiştir) . Zaten başınıza ne geldiyse o kötü niyetli hemcinslerinizin sorumsuzca ve barbarca hareketleri İnsanlığa ve Gezegene verdiği ziyanlar, kayıplar, zararlar değil midir?
Bizlerin Sizlere verdiği bu Sevgiyi ve Hoşgörüyü Sizlerin de Planete ve kendi hemcinslerinize aktarmanızı İstiyoruz.
Sistem / 2022.04.07
Yorumlar
Yorum Gönder